Küresel piyasalar, ABD ve İran arasındaki karşılıklı restleşmeler ve petrol fiyatlarının 110 dolar sınırına dayanmasıyla düşük risk iştahı sergilemeye devam ediyor. Bu belirsizlik ortamında iç piyasalar, dezenflasyon sürecine dair gelen olumlu verilerle pozitif ayrışıyor. Mart ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE), piyasadaki %2,4'lük beklentinin altında kalarak %1,94 seviyesinde gerçekleşti.
Merkez Bankası’ndan likidite kalkanı
TCMB, politika faizini %37 seviyesinde tutmasına rağmen, Mart ayından itibaren piyasayı %40 üzerinden fonlayarak örtülü bir sıkılaşma adımı attı. Bu strateji, doların TL karşısında geçtiğimiz ay sadece %1,3 değer kazanmasını sağladı. Bankanın rezervleri dış şoklara karşı 155,3 milyar dolar seviyesinde tutulurken, maliye politikasında devreye alınan "eşel mobil" sistemi akaryakıt kaynaklı enflasyonist baskıyı sınırladı.
Londra temasları ve faiz projeksiyonu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Londra’daki finans çevreleriyle yaptığı görüşmelerde, Orta Doğu’daki savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin "yönetilebilir" olduğu mesajı verildi. Piyasa analistleri, bu veriler ışığında Merkez Bankası’nın 22 Nisan’daki toplantısında faizleri sabit bırakmasını ve sıkı duruşun likidite yönetimiyle korunmasını bekliyor.
Yıl sonu kur beklentileri ve getiri marjı
Piyasa katılımcıları anketlerine göre USD/TRY paritesi için yıl sonu tahminleri 49 TL ile 50,7 TL aralığında yoğunlaşıyor. Ekonomistler, yıllık bazda dezenflasyon sürecinin korunması halinde TL mevduat ve enstrümanların net getirisinin, doların beklenen artış marjından çok daha yüksek olacağına dikkat çekiyor. Mevcut projeksiyonlarda yıl sonuna kadar TL’de kalmanın net getirisi %27,25 seviyesinde hesaplanıyor.
TCMB likidite kanalları ve makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Mart ayı enflasyonunun beklenti altında kalması ve TCMB'nin fonlama maliyetini %40'ta sabitlemesi, Türk lirasının reel getiri arayışındaki yerli ve yabancı yatırımcı için "carry trade" cazibesini artırmaktadır. Petrol fiyatlarındaki 110 dolarlık seyir cari denge üzerinde risk oluştursa da eşel mobil sistemiyle bu şokun TÜFE üzerindeki geçişkenliği minimize edilmiştir.
2026 yıl sonu için revize edilen %28'lik enflasyon beklentisi, politika faizinin mevcut seviyelerde korunması durumunda pozitif reel faiz alanının genişleyeceğini kanıtlıyor. Dolar kurundaki yıl sonu 49-50 bandı, aylık bazda sınırlı bir devalüasyon hızına işaret ederken, bu tablo portföy tercihlerinde TL ağırlıklı varlıkların "aşırı getiri" (alpha) üretme potansiyelini desteklemektedir. 22 Nisan'daki TCMB kararı, faiz koridorunun genişliği ve sıkılık mesajının tonu açısından TL'nin direnç hattını belirleyecektir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Portföy optimizasyonu ve dezenflasyon süreci projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




