Hazine ve Maliye Bakanlığı, bölgedeki jeopolitik riskleri Türkiye ekonomisi için stratejik bir avantaja dönüştürmek üzere harekete geçti. Küresel sermayenin ülkeye girişini hızlandırmak ve transit ticaretten alınan payı artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir teşvik paketi üzerinde çalışılıyor. Paketin bu hafta içinde nihai şeklini alması bekleniyor.
Kurumlar vergisinde tek hane planı
Doğrudan yatırımları teşvik etmek için özellikle imalatçı ve ihracatçı şirketlere yönelik kurumlar vergisi oranının tek haneli rakamlara düşürülmesi gündemde yer alıyor. Yüksek gelir grubundaki yatırımcıların Türkiye'ye yönelmesini sağlamak adına, mukim yabancıların veraset ve intikal vergisinden istisna tutulması ve özel bir vergileme rejiminin hayata geçirilmesi planlanıyor. Yurt dışından sermaye getirilmesini hızlandıracak mevcut düzenlemelerin de revize edileceği belirtiliyor.
Nitelikli yatırımcıya dijital vize kolaylığı
Sermaye girişinin yanı sıra nitelikli insan kaynağının da Türkiye'ye çekilmesi hedefleniyor. İlgili bakanlıkların koordinasyonuyla, yatırımcıların ülkeye gelişini ve kalıcılığını artırmak için oturma izni, çalışma izni ve dijital vize süreçlerinde yeni avantajlar sunulacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı teşvik taslağını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Hükümetin hazırladığı yeni teşvik paketi, Türkiye'nin risk primindeki (CDS) iyileşme eğilimini doğrudan yatırımlarla destekleme stratejisine işaret ediyor. Sadece portföy yatırımları (sıcak para) değil, kalıcı sermaye girişini hedefleyen bu adımlar, ülkenin yapısal direnç noktalarını güçlendirme potansiyeli taşıyor. İmalatçı ve ihracatçılara yönelik kurumlar vergisinin tek haneye inmesi, İNA ve çarpan modellemelerimizde sanayi şirketlerinin operasyonel performanslarında ve serbest nakit akışlarında belirgin bir iyileşme beklentisi yaratıyor.
Nitelikli yabancılara sağlanacak vergi istisnaları ve dijital vize gibi adımlar, Türkiye'nin bölgesel bir lojistik ve finans merkezi olma hedefini rasyonalize ediyor. BİST 100 endeksinde özellikle sanayi, teknoloji ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları (GYO) sektörlerinin bu düzenlemelerden orta vadede pozitif ayrışması bekleniyor. Küresel likidite koşullarının yeniden şekillendiği 2026 yılı konjonktüründe atılan bu adımlar, Türkiye'nin yabancı doğrudan yatırım (YDY) payını artırması açısından stratejik bir konuma sahip. Beklenen sermaye akımlarının likidite modelleri üzerinden enflasyonist baskı yaratmadan verimli alanlara yönlendirilmesi ise en kritik eşik olarak izleniyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Yabancı sermaye teşvik paketinin makroekonomik etkileri ve sektörel yansımalarıŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




