Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı nisan ayı enflasyon verileri, temmuz ayında yapılacak maaş artışları için yeni tabloyu ortaya koydu. Ocak ayında %4,84, şubat ayında %2,96, mart ayında %1,94 ve nisanda %4,18 olarak gerçekleşen aylık TÜFE artışlarıyla birlikte yılın ilk dört ayındaki kümülatif enflasyon %14,64 oldu. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklileri şimdiden aynı oranda zam hakkını garantiledi.

Kesin zam oranı, mayıs ve haziran enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından 3 Temmuz’da netleşecek. Ancak mevcut veriler, özellikle düşük gelir grubundaki emekliler açısından yeni maaş hesaplarının gündeme taşınmasına neden oldu. Ocak ayında kök maaşlara yapılan %12,19’luk artış sonrası 20 bin liraya yükseltilen en düşük emekli aylığının, mevcut dört aylık tablo korunursa yaklaşık 22 bin 928 liraya çıkabileceği değerlendiriliyor.

Memur ve memur emeklileri cephesinde ise toplu sözleşme artışına eklenen enflasyon farkı dikkat çekiyor. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafından belirlenen %7’lik toplu sözleşme zammına karşılık, ilk dört aylık enflasyon verileri üzerinden hesaplanan fark %3,28 oldu. Böylece temmuz dönemi için toplam zam oranı şimdiden %10,51 seviyesine yükseldi.

Özgür Erdursun temmuz zammı için kritik eşiğe işaret etti
Özgür Erdursun temmuz zammı için kritik eşiğe işaret etti
İçeriği Görüntüle

Halen en düşük memur maaşı 61 bin 890 lira, en düşük memur emeklisi aylığı ise 27 bin 772 lira düzeyinde bulunuyor. Dört aylık enflasyon farkının korunması halinde en düşük memur maaşının yaklaşık 68 bin 395 liraya, memur emeklisi aylığının ise 30 bin 691 liraya yükselebileceği hesaplanıyor.

Enflasyon patikası maaş hesabını yeniden şekillendiriyor

2026’nın ilk dört ayında oluşan TÜFE görünümü, ücret artışlarının yeniden enflasyon merkezli şekillendiğini gösteriyor. Özellikle gıda, konut ve hizmet kalemlerindeki fiyat baskısının sürmesi, yılın ikinci çeyreğinde de maaş zam beklentilerinin yukarı yönlü korunmasına neden oluyor. Ekonomistler, mayıs ve haziran verilerinin mevcut eğilimi sürdürmesi halinde hem emekliler hem de kamu çalışanları için nihai zam oranlarının daha yüksek oluşabileceğini belirtiyor.

Piyasa tarafında ise ücret artışlarının iç talep, bütçe dengesi ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri yakından izleniyor. Özellikle kamu maliyesi üzerindeki yükün büyümesi halinde Hazine’nin nakit dengesi ve TCMB’nin dezenflasyon patikası üzerindeki baskının artabileceği değerlendiriliyor.