İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda terörizmin finansmanına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, IŞİD terör örgütünün kripto para ağına yönelik geniş çaplı operasyon düzenledi.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan incelemelerde, IŞİD ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kripto cüzdan adreslerinin örgüt bağlantılı Telegram kanalları üzerinden para toplama faaliyetlerinde kullanıldığı belirlendi. Toplanan fonların “soğuk cüzdan” olarak adlandırılan çevrim dışı kripto varlık hesaplarına aktarıldığı ve bu yöntemle finans hareketlerinin izinin gizlenmeye çalışıldığı tespit edildi.
Açık kaynak incelemeleri ve MASAK verilerine göre, söz konusu kripto cüzdanlar üzerinden 2021-2025 döneminde yaklaşık 170 bin dolar toplandığı ve elde edilen fonların örgüt mensuplarına aktarıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin, daha önce terör örgütleri kapsamında adli işlem kaydı bulunan kişilerle para transfer ilişkisi içinde olduğu da tespit edildi.
Sabah saatlerinde İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Antalya, Bilecik, Bursa, Hatay, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya, Malatya, Mersin, Sakarya, Şanlıurfa, Trabzon ve Van’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda toplam 43 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Güvenlik kaynakları, dijital materyaller üzerinde incelemelerin sürdüğünü ve soruşturmanın terörizmin finansmanı boyutuyla derinleştirildiğini belirtti.
Kripto finansman yöntemleri güvenlik gündeminde
Son yıllarda terör örgütlerinin geleneksel finans sistemlerinin denetimlerinden kaçınmak amacıyla kripto varlıkları daha yoğun kullanmaya başladığına yönelik uluslararası güvenlik raporları dikkat çekiyor. Özellikle anonim transfer imkanı sağlayan dijital cüzdan yapıları ve şifreli iletişim uygulamaları, yasa dışı finansman ağlarının yeni araçları arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, terör finansmanında kripto varlık kullanımının artmasının yalnızca güvenlik değil aynı zamanda finansal regülasyon açısından da yeni risk alanları oluşturduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle MASAK başta olmak üzere ulusal ve uluslararası finansal denetim kurumlarının kripto işlemler üzerindeki gözetim kapasitesini artırdığı belirtiliyor.




