Güvenlik kaynakları, Suriye sahasındaki son dinamikleri ve Ankara'nın askeri varlığına dair stratejik projeksiyonlarını paylaştı. Yapılan değerlendirmelerde, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve kamu düzeninin Şam rejimi tarafından garanti altına alınması halinde, TSK'nın bölgedeki misyonunu tamamlamış sayılacağı vurgulandı. Bu açıklama, 2025 yılı boyunca süren diplomatik trafiğin ardından gelen en somut "askeri tahliye" perspektifi olarak kayda geçti.
Afrin modeli ve kademeli yetki devri
Saha operasyonlarında gelinen son noktada, Afrin örneği öne çıkıyor. Bölgedeki idari sorumluluğun yavaş yavaş Suriye hükümetine devredildiği, yerel polise (şurta) eğitim desteği veren Türk polis ve jandarma birimlerinin görevlerini tamamlayarak yurda dönmeye başladığı belirtildi. Askeri unsurların ise üs bölgelerindeki varlığını koruduğu, ancak sivil idarenin devriyle birlikte "normalleşme" fazına geçildiği ifade ediliyor.
18 Ocak Mutabakatı ve SDG'nin tasfiyesi
Güvenlik birimleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içindeki Arap aşiretlerin ayrılmasıyla yapının büyük oranda çözüldüğüne dikkat çekiyor. 10 Mart ve 18 Ocak anlaşmalarıyla köşeye sıkışan terör unsurlarının, petrol gelirleri ve sınır geçiş rantını kaybetme riskiyle daha saldırganlaşabileceği uyarısı yapıldı. Ankara, "Tek Devlet Tek Ordu" prensibi çerçevesinde, Suriye ordusuna entegrasyonun bireysel bazda ve teröre karışmayan isimler üzerinden yürümesi gerektiğini savunuyor.
ANALİZ:
Endeks24 analistlerinin bölgedeki güç dengeleri ve 18 Ocak Mutabakatı metni üzerindeki teknik incelemelerine göre; Türkiye'nin çekilme şartlarını "devlet otoritesinin tesisi"ne bağlaması, Şam yönetimi üzerinde pozitif bir baskı unsuru oluşturmaktadır. İndirgenmiş jeopolitik risk modellemelerimiz, Suriye merkezi hükümetinin sınır kontrolünü tam sağlaması durumunda Türkiye’nin yıllık savunma bütçesinde %4’lük bir tasarruf alanı açılacağını öngörüyor.
Afrin’de uygulanan "güvenlik devri" modelinin, 2026 sonuna kadar Cerablus ve El-Bab hattına yayılması muhtemeldir. Endeks24 Analiz Masası, Mesud Barzani’ye yönelik yapılan "ağabeylik" uyarısını ise Kandil ve Erbil arasındaki lojistik bağın tamamen koparılmasına yönelik bir stratejik önleme olarak değerlendirmektedir. 2027 projeksiyonlarında, Suriye ile ticari sınır kapılarının tam kapasiteyle açılması ve "Suriye’nin Yeniden İnşası" sürecinde Türk müteahhitlik sektörünün %15’lik bir pazar payı elde etmesi rasyonel bir beklenti olarak masadadır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Suriye'de askeri varlıktan diplomatik entegrasyona geçişŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan analizler jeopolitik veri yorumlamasıdır, yatırım tavsiyesi içermez.





