ABD'nin petrol üretim kalbi Permiyen Havzası'ndaki yavaşlama ve İran eksenli tırmanan jeopolitik çatışmalar, küresel enerji şirketlerini yıllardır süren temettü dağıtma politikasından vazgeçirerek acil kodlu yeni rezerv keşiflerine itiyor.

Houston'da düzenlenen CERAWeek konferansında bir araya gelen küresel enerji sektörü temsilcileri, sektörün temellere dönüş sinyalleri verdiğini açıkladı. Geçtiğimiz yıllarda ABD'deki şeyl devriminin yarattığı bol arz beklentisi ve rüzgar ile güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarındaki agresif büyüme, uzun vadeli petrol talebine yönelik şüpheler uyandırmıştı. Bu durum, petrol ve gaz sondajcılarını yeni keşifler yapmak yerine elde ettikleri devasa kârları hissedarlara temettü ve hisse geri alımı olarak dağıtmaya teşvik etmişti.

Enerji talebinin istikrarlı yükselişine karşılık ABD Permiyen Havzası'ndaki üretim artışının durma noktasına gelmesi, denklemdeki ilk büyük kırılmayı yarattı. Petrol ve gaz üreticileri, mevcut sahaların hızla tükenmesi nedeniyle önümüzdeki on yıl boyunca bilançolarında oluşacak rezerv boşluklarını kapatmak için zamanla yarışıyor.

Arz kıtlığı ve jeopolitik baskı

İran'a karşı yürütülen ABD-İsrail eksenli operasyonlar ve genişleyen bölgesel savaş riski, yeni petrol ve gaz kaynakları bulmanın stratejik önemini zirveye taşıdı. CERAWeek konferansındaki üst düzey yöneticiler, yaşanabilecek olası bir arz kıtlığının piyasa beklentilerinden çok daha uzun süre devam edebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Enerji yöneticileri, rezervleri satın almalar (M&A) yoluyla yeniden inşa etme stratejisinin artık sınırlarına dayandığını belirtiyor. Son yıllarda gerçekleşen milyarlarca dolarlık dev birleşmelerin ardından sektörde satın alınabilecek cazip varlıkların azalması, şirketlerin odağını zorunlu olarak yeniden coğrafya ve sismik jeoloji araştırmalarına kaydırdı.

Repsol Keşif ve Üretim Genel Müdürü Francisco Gea, beş yıl önce sektörde "rezerv yenileme" kavramının neredeyse unutulduğunu, ancak mevcut üretimi nasıl ikame edecekleri sorusunun artık bir numaralı gündem maddesi olduğunu vurguladı. Occidental CEO'su Vicki Hollub ise petrol ve gaz endüstrisinin 1950'ler ile 1970'ler arasındaki altın çağında yıllık üretimin beş katından fazlasını yeni keşiflerle yerine koyduğunu, bugün ise bu oranın yıllık üretimin %25'inin altına düştüğünü açıkladı.

Teknoloji ile zamanla yarış

Şirketler, rezerv krizini aşmak için teknolojik inovasyonlara ve onay süreçlerini kısaltmaya odaklanıyor. Norveçli Equinor'un CEO'su Anders Opedal, eskiden beş ila altı yılı bulan keşiften ilk petrol üretimine kadar geçen süreyi iki ila üç yıla indirmeyi hedeflediklerini belirtti. Tedarikçiler ve iç süreçlerdeki bürokrasiyi azaltan şirket, projeleri tek tek değil gruplar halinde onaylama modeline geçti.

İmalatta 325 bin istihdam kaybı sanayisizleşme sinyali mi
İmalatta 325 bin istihdam kaybı sanayisizleşme sinyali mi
İçeriği Görüntüle

Exxon Mobil Küresel Keşif Başkanı John Ardill de hıza odaklandıklarını, bir arama bloğuna yatırım kararı almadan önce ilk petrol üretimine ne kadar hızlı ulaşılabileceğini hesapladıklarını ifade etti. Exxon, bu stratejiyle petrol ve gaz üretimini 2030 yılına kadar günde 5,5 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.

BP Üretim ve Operasyonlar Başkan Yardımcısı Gordon Birrell ise projelere sermaye yatırımı yaparken çok daha disiplinli davrandıklarını söyledi. BP, 2025 yılı boyunca Brezilya'daki Bumerangue bulgusu ile Mısır ve ABD Körfezi dahil olmak üzere toplam 12 yeni keşif duyurdu. Şirket ayrıca Eni ortaklığı üzerinden Namibya ve Angola'da stratejik rezervler bildirdi.

Büyük üretim açığı riski masada

Sektörün son büyük çaplı keşfi, Exxon'un 2015 yılında Guyana'da bulduğu ve en az 11 milyar varil geri kazanılabilir kaynak barındırdığı tahmin edilen saha olarak kabul ediliyor. Diğer sektör devleri ise kendi çığır açıcı keşiflerini yapmak için yoğun bir baskı hissediyor. Analist raporları, Shell'in mevcut hedeflerini karşılamakta zorlandığı için önümüzdeki on yıl boyunca günde 350.000 ila 800.000 varil petrol eşdeğeri üretim açığı verebileceğini gösteriyor. Shell CEO'su Wael Sawan, bu açığı kapatmak için Venezuela'daki projelere yöneldiklerini açıkladı.

Benzer şekilde 2024 yılı sonunda toplam rezervleri son 10 yılın en düşük seviyesine inen Chevron, bu açığı Hess'i satın alarak kapatmaya çalıştı. Ancak Bracewell Ortağı Adam Blythe gibi endüstri uzmanları, bu büyük rezerv değiştirme açığının sadece inorganik satın almalarla çözülemeyeceğini, en cazip M&A fırsatlarının zaten tüketildiğini savunuyor. Bu gerçeği öngören İtalyan Eni ise organik büyümeye odaklanarak önümüzdeki beş yıl içinde 850.000 varil üzerinde kapasite geliştirmeyi planlıyor.