ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü imzaladığı başkanlık kararnamesi ile İran’la ticari ilişkisi bulunan tüm ülkelerin ABD pazarına girişinde %25 ek gümrük vergisi ödemesini zorunlu kıldı. Washington ve Tahran arasında hafta içinde gerçekleşen diplomatik temaslara rağmen gelen bu radikal hamle, küresel ticaret hatlarında korumacı yeni bir dönemin fitilini ateşledi. Karar, özellikle İran ile sınır komşusu olan ve derin enerji bağları bulunan Türkiye gibi bölgesel güçler için maliyetli bir süreci işaret ediyor.

İhracat pazarlarında rekabet gücü riski

Türkiye’nin ABD’ye olan ihracatı 2025 yılı sonu itibarıyla 16,5 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, yeni gümrük vergisi uygulamasının devreye girmesi Türk ürünlerinin Amerikan pazarındaki fiyat avantajını ortadan kaldırabilir. TEPAV ve sektör temsilcilerinden gelen ilk projeksiyonlar, muafiyet alınamaması durumunda Türk ihracatçısı için yıllık maliyetin 4 milyar dolara ulaşabileceğini gösteriyor. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine ve kimya sektörleri, hem İran ile olan ticaret hacimleri hem de ABD pazarındaki payları nedeniyle çift taraflı baskı altında kalma riski taşıyor.

Enerji denklemi ve 2026 kritik eşiği

Türkiye’nin İran ile olan 25 yıllık doğal gaz tedarik anlaşmasının 2026 yılında sona erecek olması, Washington’ın bu hamlesini daha stratejik bir boyuta taşıyor. Toplam gaz ithalatında İran’ın payı %13-17 bandında seyrederken, yeni yaptırım rejimi bu kontratın yenilenme sürecini zora sokabilir. Ankara’nın enerji arz güvenliğini sağlamak adına spot piyasadan LNG alımlarına yönelmesi, cari denge üzerinde ek likidite ihtiyacı yaratma potansiyeline sahip.

ANALİZ:

Beyaz Saray’ın "ya biz ya onlar" şeklinde özetlenebilecek yeni ticaret doktrini, Türkiye için salt bir ekonomik maliyetten ziyade jeopolitik bir denge sınavına dönüşmüş durumdadır. Trump yönetiminin bu kararnameyi bir pazarlık kozu olarak mı kullanacağı yoksa katı bir şekilde mi uygulayacağı, önümüzdeki haftalarda Washington’a yapılacak üst düzey ziyaretlerin ana gündemi olacaktır. Türkiye’nin ABD ile hedeflediği 100 milyar dolarlık ticaret hacmi vizyonu, İran yaptırımlarının yarattığı bu %25’lik ek maliyet duvarıyla ciddi bir yapısal dirençle karşılaşmıştır.

Mevcut modellemeler, gümrük vergisi baskısının Borsa İstanbul’da özellikle ABD’ye yüksek ihracat gerçekleştiren sanayi şirketleri üzerinde satış baskısı yaratabileceğini, ancak savunma ve enerji dışı sektörlerde ayrışmaların yaşanabileceğini öngörüyor. Türkiye’nin stratejik özerkliğini koruyarak ABD pazarındaki payını muhafaza etmesi, "sektörel muafiyet" diplomasisinin başarısına endekslenmiş durumdadır.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI

Fransa'dan Lübnan'a reform şartlı yeniden yapılanma desteği
Fransa'dan Lübnan'a reform şartlı yeniden yapılanma desteği
İçeriği Görüntüle

Washington'ın İran kararnamesinin Türkiye ekonomisine sistemik yansımaları

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.