Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, nisan ayı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin değerlendirmesinde bütçe performansının program hedefleriyle uyumlu ilerlediğini belirtti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Şimşek, faiz dışı bütçe dengesinin ilk dört ayda yıllık bazda 536 milyar TL iyileştiğini ifade etti.
Şimşek, geçen yıl ocak-nisan döneminde yüzde 142 seviyesinde gerçekleşen iç borç çevirme oranının bu yıl yüzde 82’ye gerilediğini kaydetti. Bu gerileme, Hazine’nin borçlanma ihtiyacındaki baskının kontrollü seyrettiğine ve nakit yönetiminde mali alanın genişlediğine işaret eden önemli göstergeler arasında değerlendiriliyor.
Bakan Şimşek açıklamasında, vergide adaleti güçlendiren ve kayıt dışılıkla mücadeleyi artıran politikaların mali disiplini desteklediğini belirtti. Kamu harcamalarında etkinliği önceleyen yaklaşımın sürdürüleceğini ifade eden Şimşek, elde edilen mali alan sayesinde küresel enerji fiyatlarındaki oynaklığın ekonomi üzerindeki etkilerini sınırlamaya dönük adımlar atıldığını söyledi.
Küresel piyasalarda enerji fiyatlarının yeniden yukarı yönlü baskı oluşturduğu dönemde gelen açıklama, ekonomi yönetiminin mali disiplin eksenli programı koruma kararlılığını öne çıkardı. Özellikle yüksek faiz ortamında iç borç çevirme oranındaki düşüş, piyasa aktörleri tarafından kamu finansmanı açısından dikkatle izlenen göstergeler arasında yer alıyor.
Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor.
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) May 15, 2026
Faiz dışı bütçe dengesi bütün zorlu koşullara rağmen ilk dört ayda yıllık 536 milyar TL iyileşti.
Bu sayede geçen sene ocak-nisan döneminde yüzde 142 olan iç borç çevirme oranı bu sene yüzde 82 gerçekleşti.
Vergide adaleti… pic.twitter.com/UxGlfCNClz
Faiz dışı denge neden kritik görülüyor
Faiz dışı bütçe dengesi, kamu maliyesinin faiz ödemeleri hariç performansını ölçen temel göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu göstergedeki iyileşme, Hazine’nin borç sürdürülebilirliği açısından daha güçlü bir pozisyona geçtiğine işaret ederken; TCMB’nin sıkı para politikasıyla birlikte değerlendirildiğinde makroekonomik istikrar açısından destekleyici unsur olarak öne çıkıyor.
Ekonomi yönetiminin son dönemde mali disiplin, kayıt dışılıkla mücadele ve harcama kontrolü ekseninde attığı adımların, bütçe açığının milli gelire oranını sınırlamayı hedeflediği değerlendiriliyor. Piyasalarda özellikle yılın ikinci yarısında vergi gelirlerinin seyri ve enerji maliyetlerinin bütçe üzerindeki etkisi yakından takip edilecek.
BİST tarafında mali disiplin mesajlarının bankacılık ve kamu borçlanma araçları üzerinde risk primini sınırlayıcı etki oluşturabileceği değerlendirilirken, tahvil piyasasında iç borçlanma ihtiyacına ilişkin beklentiler izleniyor. USD/TRY tarafında ise mali disiplin vurgusunun, dezenflasyon programının güvenilirliği açısından destekleyici unsur olarak fiyatlandığı gözlemleniyor.
Projeksiyon setleri mali disiplinin risk primi üzerinde belirleyici kalacağını işaret ediyor.





