Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Madenci, Türkiye’de bankacılık sisteminin kısa vadeli mevduat yapısıyla uzun vadeli kredi üretmeye çalıştığını belirterek mevcut finansman modelinin sürdürülebilirliği konusunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

IŞİD’in kripto finans ağına 16 ilde operasyon
IŞİD’in kripto finans ağına 16 ilde operasyon
İçeriği Görüntüle

Madenci, Türkiye’de ortalama mevduat vadesinin yaklaşık 28 gün seviyesinde olduğunu, buna karşın bankaların 26 aya kadar vadeli kredi kullandırdığını söyledi. Türkiye ile Sırbistan arasında karşılaştırma yapan Madenci, Sırbistan’da vadesiz mevduatların toplam mevduatlar içindeki payının yüzde 60’ın üzerinde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın en fazla yüzde 25 seviyelerine çıkabildiğini ifade etti.

Söz konusu tablo, bankacılık sisteminin kaynak maliyeti ve vade uyumsuzluğu sorununu yeniden gündeme taşırken, sanayi tarafı da üretim yatırımlarını sürdürebilmek için uzun vadeli finansmana erişim talebini yineledi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’de KOBİ kredilerinin toplam işletme kredileri içindeki payının yüzde 35 seviyelerine gerilediğini, OECD ortalamasının ise yaklaşık yüzde 47 olduğunu belirtti. Ardıç, güçlü bankacılık bilançolarının sanayinin yatırım kapasitesine daha etkin şekilde yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ardıç, sanayici ile bankacılık sistemini karşı karşıya getiren bir yaklaşım yerine, finansal gücü üretim gücüne dönüştürecek yeni bir finansman mekanizmasının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Reel sektör temsilcileri, özellikle yüksek faiz ortamında yatırım iştahının zayıfladığına ve uzun vadeli kaynak eksikliğinin üretim kapasitesini baskıladığına dikkat çekiyor.

Sermaye piyasaları yeniden gündemde

Finansman yapısına ilişkin tartışmalarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sermaye piyasalarına yönelik mesajları yeniden öne çıktı. Şimşek, 2024 yılında SPK tarafından düzenlenen Finansal Okuryazarlık Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmede, ABD ekonomisinin temel güçlerinden birinin sermaye piyasalarının derinliği olduğunu belirtmişti.

Şimşek, ABD’de şirketlerin finansman ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini sermaye piyasalarından, üçte birini bankalardan karşıladığını; Türkiye’de ise finansmanın yaklaşık yüzde 88’inin bankacılık sistemi üzerinden sağlandığını ifade etmişti. Ekonomi yönetimi, orta vadede sermaye piyasalarının derinleştirilmesini ve alternatif finansman kanallarının güçlendirilmesini hedefliyor.

Piyasa etkisi

Türkiye’de kısa vadeli mevduat yapısının sürmesi, kredi maliyetleri ve yatırım finansmanı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Özellikle sanayi şirketleri açısından uzun vadeli ve öngörülebilir finansmana erişim sorunu, yatırım kararlarını doğrudan etkileyen başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Sermaye piyasalarının derinleşmesi halinde şirketlerin banka dışı finansman kaynaklarına erişiminin artabileceği değerlendiriliyor.