Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı haftalık para ve banka istatistiklerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı 8 Mayıs ile biten haftada yüzde 0,37 gerileyerek 30 trilyon 366,5 milyar TL’ye indi. Bir önceki haftaya göre sistemden 112 milyar TL’nin üzerinde mevduat çıkışı gerçekleşti.

Veriler, özellikle Türk lirası cinsi hesaplarda çözülmenin hızlandığını gösterdi. TL mevduatlar haftalık bazda yüzde 1,65 düşüşle 16,1 trilyon TL’ye gerilerken, yabancı para mevduatlar yüzde 1,60 artışla 10,46 trilyon TL’ye yükseldi. Bu tablo, tasarruf sahiplerinin kur ve faiz beklentilerine göre yeniden pozisyon aldığına işaret ediyor.

OpenAI TanStack saldırısında veri ihlali bulamadı
OpenAI TanStack saldırısında veri ihlali bulamadı
İçeriği Görüntüle

Bankalardaki toplam yabancı para mevduatı 270,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun 232 milyar dolarlık bölümü yurt içi yerleşiklere ait hesaplarda toplandı. Ancak parite etkisinden arındırılmış verilere göre yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı haftalık bazda 56 milyon dolar azaldı. Veriler, nominal artışın önemli bölümünün kur ve parite hareketlerinden kaynaklandığını ortaya koydu.

Tüketici kredilerinde ise zayıflama eğilimi sürdü. Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri yüzde 0,58 gerileyerek 6,29 trilyon TL’ye indi. Bireysel kredi kartları 3,07 trilyon TL ile toplam hacimde en büyük payı oluştururken, ihtiyaç kredileri 2,4 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti.

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi ise aynı dönemde 57,9 milyar TL artarak 24,93 trilyon TL’ye yükseldi. Kredilerdeki büyümenin sürmesine karşın mevduat tarafındaki zayıflama, sektörün fonlama maliyetleri açısından yakından izleniyor.

TL mevduatta faiz dengesi yeniden test ediliyor

Son haftalarda TCMB’nin likidite yönetimi ve sıkı para politikası çerçevesinde mevduat faizlerinde görülen yukarı yönlü hareket, TL tasarruf araçlarına dönüşü desteklemeyi amaçlıyor. Ancak son veriler, yüksek enflasyon beklentileri ve kur hassasiyetinin mevduat dağılımında etkisini koruduğunu gösteriyor.

Bankacılık sektöründe kredi büyümesi ile mevduat eğilimi arasındaki farkın açılması, sektörün kaynak maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilecek başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle kısa vadeli TL fonlama ihtiyacının artması halinde mevduat faiz rekabetinin yeniden hızlanabileceği belirtiliyor.