Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci Enflasyon Raporu toplantısında orta vadeli enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti. TCMB Başkanı Fatih Karahan, özellikle Ortadoğu’daki gerilimlerin enerji ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıları artırdığını belirterek 2026 yılı ara hedefinin %16’dan %24’e yükseltildiğini açıkladı. 2027 yılı hedefi %15’e, 2028 yılı hedefi ise %9’a çıkarıldı.
TCMB ayrıca yüksek belirsizlik ortamı nedeniyle tahmin aralığı uygulamasına ara verildiğini duyurdu. Banka, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26 olarak açıkladı. Önceki raporda %15-21 aralığında verilen projeksiyonun üst bandına göre 5 puanlık yukarı yönlü revizyon dikkat çekti.
Karahan, savaşın süresi ve enerji fiyatlarının seyrine ilişkin belirsizliğin sürdüğünü belirterek, kısa vadede enflasyonist etkilerin canlı kalacağını söyledi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükselişin enerji ithalatı üzerinden fiyatlara yansıdığına dikkat çeken Karahan, eşel mobil sisteminin akaryakıt tarafındaki geçişkenliği sınırladığını ifade etti.
Para politikası tarafında ise TCMB’nin mevcut sıkı duruşunu koruyacağı mesajı öne çıktı. Karahan, “Belirsizlik azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz, sonrası için tüm seçenekler masada” ifadelerini kullandı. Döviz talebindeki artışın kur üzerindeki baskıyı artırmasının doğal olduğunu belirten Karahan, kur politikasında bir değişiklik olmadığını vurguladı.
İç talepteki yavaşlama sinyalleri de TCMB’nin dezenflasyon beklentisini destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Kart harcamaları ve kredi büyümesindeki yavaşlama dikkat çekerken, tüketimin büyümeye katkısının 2025’e göre belirgin biçimde gerilediği ifade edildi. Buna karşın konut kredilerindeki hızlanma ve enerji maliyetleri enflasyon görünümünde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.
Jeopolitik riskler yeniden ana belirleyici oldu
TCMB’nin revizyonunda yalnızca iç talep dinamikleri değil, küresel enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler de belirleyici oldu. Özellikle Ortadoğu merkezli gerilimin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, enflasyon patikasında yeniden maliyet baskısı yarattı. Banka, yıl içinde petrol fiyatlarının kademeli gerileyeceğini varsaysa da mevcut seviyelerin para politikası üzerindeki baskıyı artırdığı değerlendiriliyor.
Öte yandan TCMB, gıda fiyatları varsayımını da yukarı yönlü güncelledi. Sebze fiyatlarında mayıs itibarıyla gerileme sinyalleri alınsa da enerji ve hizmet enflasyonundaki katılık sürüyor. Kira ve eğitim kalemlerindeki ivme kaybı ise dezenflasyon sürecine sınırlı destek veriyor.
Piyasalarda ilk değerlendirmeler, TCMB’nin tahmin revizyonunun para politikasında uzun süreli sıkılık beklentisini güçlendirdiği yönünde şekilleniyor. Özellikle TL faizlerinin yüksek seviyelerde korunabileceği beklentisi, kısa vadeli tahvil faizleri ve bankacılık hisseleri üzerinde belirleyici olabilir. Kur tarafında ise jeopolitik risklerin sürmesi halinde oynaklığın devam edebileceği değerlendiriliyor.
Projeksiyon setleri enflasyonda kalıcı düşüşün beklenenden daha uzun süreceğine işaret ediyor.






TCMB’nin enflasyon hedeflerinde yaptığı yukarı yönlü güncelleme, jeopolitik risklerin para politikası görünümünü yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor. Özellikle enerji fiyatları ve döviz talebindeki hareketlilik kısa vadede enflasyonist baskıları canlı tutarken, iç talepte gözlenen yavaşlama ve sıkı finansal koşullar dengeleyici unsur olarak öne çıkıyor. Banka, veri odaklı yaklaşımını korurken kur politikasında mevcut çerçevenin sürdüğünü vurguluyor. Piyasalarda bundan sonraki süreçte savaşın süresi, enerji fiyatlarının seyri ve küresel merkez bankalarının adımları yakından izlenecek.