Türk Metal Sendikası, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi müzakerelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını duyurdu. 13 Ekim 2025 tarihinde başlayan ve yaklaşık 138 bin metal işçisini kapsayan süreçte, taraflar arasında özellikle ücret artış oranları ve sosyal haklar konusunda ortak bir noktada buluşulamadı. Sendika yönetimi, resmi arabulucu raporunun tebliğ edilmesinin ardından grev kararını yürürlüğe koyduğunu bildirdi.
MESS yönetimi, 13 Ocak 2026 tarihli son oturumda ilk 6 ay için ücret artış teklifini yüzde 18 seviyesine (yüzde 10,5 + seyyanen 17,30 TL) yükseltmişti. Türk Metal ise ilk 6 aylık dönem için yüzde 38,97 oranında zam talebini yineleyerek işverenin teklifini reddetti. Grev kararının ocak ayı sonu itibarıyla uygulamaya konulması planlanırken, bu durumun sanayinin ana lokomotifi olan otomotiv ve beyaz eşya fabrikalarında üretimi durma noktasına getirmesi bekleniyor.
Müzakere sürecinde teklif makası açıldı
Görüşmelerin başlangıcından bu yana toplam 54 maddede mutabakat sağlanırken, ücret artışlarını içeren 38 ana madde ve ek yönetmeliklerde uyuşmazlık devam ediyor. MESS’in yüzde 10 ile başladığı teklif marjını yüzde 18’e çekmesi, sendika tarafında "hayat pahalılığı karşısında yetersiz" olarak nitelendirildi. Türk Metal’in "bıçağın kemiğe dayandığı nokta" vurgusuyla duyurduğu grev kararı, metal işkolundaki 150’den fazla büyük ölçekli sanayi tesisini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Sektörel üretim kapasitesi tehdit altında
Türkiye’nin 2025 yılını 273 milyar dolarlık rekor ihracatla kapatmasının ardından, 2026 yılı hedefleri için metal sanayii kritik bir önem taşıyor. Özellikle BİST Metal Eşya Makina Endeksi’nde yer alan ve MESS üyesi olan sanayi devlerinin, olası bir grev durumunda teslimat takvimlerinde aksamalar yaşayabileceği öngörülüyor. Sektör temsilcileri, üretim hatlarındaki duruşun sadece iç piyasayı değil, küresel tedarik zinciri entegrasyonunu da baskılayabileceğine dikkat çekiyor.
ANALİZ:
Endeks24 analistlerinin indirgenmiş nakit akımları (İNA) ve sektör bazlı operasyonel kârlılık rasyoları üzerinden yaptığı modellemelere göre; metal sektöründe yaşanacak bir haftalık tam duruşun, ilgili şirketlerin 2026 ilk çeyrek FAVÖK marjlarında yüzde 2,5 ile 4,0 arasında negatif sapma yaratabileceği hesaplanmaktadır. Arçelik, Ford Otosan ve Tofaş gibi MESS üyesi majör şirketlerin geçmiş dönem performansları ve çarpan analizleri (F/K, PD/DD) incelendiğinde; işçilik maliyetlerindeki artış beklentisinin fiyatlandığı, ancak üretim duruşunun yaratacağı "fırsat maliyetinin" henüz piyasa tarafından tam olarak absorbe edilmediği görülmektedir.
Endeks24 Analiz Masası’nın 2027 projeksiyonları, ücret artışlarının maliyet itişli enflasyon üzerindeki etkisinin operasyonel verimlilikle dengelenmesi gerektiğini işaret etmektedir. Mevcut tablo, sanayi üretim endeksi üzerinde kısa vadeli bir volatilite riski barındırsa da, uzlaşmanın sağlanması durumunda "iş barışı" kaynaklı orta vadeli bir toparlanma potansiyeli de masadadır. Risk ve fırsat dengesi bağlamında, süreçteki yeni teklifler ve resmi makamların olası erteleme kararları "yakından izleniyor" olarak değerlendirilmektedir.
Endeks24 Analiz Masası
Sanayi Üretiminde İş Barışı ve Maliyet Dengesi Analizi
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler rasyonel analiz yöntemleriyle yorumlanmıştır.




