KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında kurulması planlanan doğal gaz hattının elektrik üretim maliyetlerini azaltmasını ve enerji arz güvenliğini güçlendirmesini beklediklerini açıkladı. Anamur’dan Teknecik’e uzanacak sistemin turizm, sanayi ve yeni yatırımlara destek vermesi hedefleniyor. Buna karşın kamuoyuna açıklanan belgelerde yatırım tutarı, gaz tedarik fiyatı, santral dönüşüm maliyeti ve elektrik tarifelerine olası yansıma henüz sayısallaştırılmadı.

Ataoğlu, doğal gazın elektrik üretiminde kullanılmasının daha ekonomik ve daha temiz bir üretim sürecine geçiş sağlayacağını belirtti. Kesintisiz ve kaliteli enerjiye bağımlı turizm sektörünün altyapı güçlendikçe yeni yatırım çekebileceğini, üretim sektörlerinin de daha öngörülebilir bir enerji yapısına kavuşacağını söyledi.

Hat 101 kilometrelik çift yönlü sistem olacak

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 10 Temmuz açıklamasına göre proje yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın 97 kilometresi denizden, 4 kilometresi karadan geçecek. İki adet 22 inçlik boru planlanırken sistemin Türkiye’den KKTC’ye, ileride uygun bir kaynak oluşması halinde KKTC’den Türkiye’ye akış sağlayabilecek biçimde tasarlanması öngörülüyor.

PROJE ÇERÇEVESİ
Anamur-Teknecik doğal gaz hattı
Mutabakat sonrası açıklanan teknik kapsam
TOPLAM HAT UZUNLUĞU
101 km
Akdeniz altından Anamur’dan Teknecik’e
Deniz geçişi
97 km
Kara bölümü
4 km
Boru tasarımı
2 adet · 22 inç
Akış yönü
Çift yönlü
Veri: T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 10 Temmuz 2026
endeks24.com

Projenin tanımı mayıs ayındaki ilk açıklamadan sonra ayrıntılandı. Bakan Alparslan Bayraktar 23 Mayıs’ta Alanya çıkışlı 97 kilometrelik bir hat üzerinde çalışıldığını ve mühendislik sürecinin 2026 içinde tamamlanarak projenin 2028’de hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söylemişti. İmza aşamasındaki açıklama ise güzergâhı Anamur-Teknecik olarak belirledi, toplam uzunluğu 101 kilometreye çıkardı ve iki borulu tasarımı kamuoyuna duyurdu.

Maliyet düşüşü henüz sayısallaştırılmadı

Doğal gazın sıvı yakıt kullanan santrallerin yerini ne ölçüde alacağı, üretim maliyetindeki olası düşüşün temel belirleyicilerinden biri olacak. Ancak bugüne kadar yayımlanan resmî açıklamalarda boru hattının yatırım bedeli, finansman modeli, uzun vadeli gaz alım fiyatı, Teknecik’te gerekli dönüşüm yatırımı ve şebeke maliyetlerinin elektrik tarifesine nasıl yansıtılacağı açıklanmadı. Bu nedenle Ataoğlu’nun maliyet düşüşü beklentisi yön gösteriyor, fakat hane ve işletme faturalarındaki etkinin büyüklüğü için henüz hesaplanabilir bir veri seti bulunmuyor.

BELİRSİZ KALAN MALİYET DENKLEMİ

Elektriğin ne kadar ucuzlayabileceği, yalnız yakıt değişimine değil boru hattı finansmanı, gaz alım fiyatı, santral dönüşümü, işletme giderleri ve tarife politikasına birlikte bağlı olacak.

Mutabakat zaptı, boru hatlarıyla birlikte alım terminalleri ve yardımcı tesislerin kurulmasına yönelik çalışmaları başlatıyor. Mayıs ayında dile getirilen 2028 hedefi önemli bir referans olsa da 10 Temmuz’daki imza duyurusunda bağlayıcı inşaat takvimi, ihale modeli veya devreye alma tarihi paylaşılmadı. Projenin maliyet avantajı kadar zamanlaması da mühendislik, finansman ve uygulama kararlarının açıklanmasına bağlı kalacak.

Turizm ve sanayi için kesintisiz enerji beklentisi

Ataoğlu, enerji arz güvenliğinin güçlenmesinin turizm yatırımları, sanayi üretimi ve ülkenin rekabet gücü açısından doğrudan sonuç doğuracağını söyledi. Bakanlık da hattın petrol ve petrol ürünü ithalatını azaltmasını, büyüyen elektrik talebini daha güvenli karşılamasını ve elektrik üretiminde sıvı yakıt kullanımını geriletmesini hedefliyor.

Enerji arz güvenliği güçlü olmayan bir ülkenin sürdürülebilir kalkınmasından söz etmek mümkün değildir.

FİKRİ ATAOĞLU

Hattın çift yönlü tasarımı projeyi yalnız KKTC’nin elektrik ihtiyacıyla sınırlamıyor. İleride ada çevresinde üretilebilecek doğal gazın Türkiye üzerinden başka pazarlara taşınması da teknik hedefler arasında yer alıyor. Bununla birlikte yatırım maliyeti, ticari kapasite ve uzun vadeli sözleşmeler açıklanmadan bu ikinci yönün ekonomik değeri kesinleştirilemiyor.

Türkiye-KKTC bağlantısının bölgedeki diğer enerji güzergâhlarıyla ilişkisini inceleyen Doğu Akdeniz enerji koridorları dosyası, projenin devletler arası altyapı niteliğini ve henüz açıkta kalan ticari koşulları ortaya koyuyor. KKTC açısından ilk somut ölçüt ise hattın teknik takvimiyle birlikte elektrik üretim maliyetine ve tarifelere ilişkin sayısal etkinin açıklanması olacak.