Hidrojen Konseyi’nin Küresel Hidrojen Pusulası 2026 raporuna göre dünya genelinde taahhüt edilmiş temiz hidrojen yatırımları 130 milyar doları aştı. Yıllık 6,9 milyon ton kapasiteyi kapsayan 570’ten fazla projenin yaklaşık yüzde 90’ı inşaat veya işletme aşamasında bulunuyor; bu tablo sektörün ilan edilen projelerden uygulama aşamasına geçişinin hızlandığını gösteriyor.

Bir yıl önce yayımlanan Küresel Hidrojen Pusulası 2025’te taahhüt edilmiş yatırım 110 milyar dolar, proje sayısı 510 ve kapasite yaklaşık 6 milyon ton/yıl düzeyindeydi. Endeks24’ün iki rapordaki yatırım tutarları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre taahhüt edilmiş sermaye bir yılda yaklaşık yüzde 18,2 arttı.

TEMİZ HİDROJEN / YATIRIM
Taahhüt edilmiş yatırım bir yılda 20 milyar dolar arttı
Eylül 2025 - Eylül 2026
2025
110 Milyar dolar
2026
130 Milyar dolar
Değişim +20 Milyar dolar
Taahhüt edilmiş yatırım 110 milyar dolardan 130 milyar doların üzerine çıktı.
Kaynak: Hidrojen Konseyi

İşletmedeki kapasite yüzde 70 büyüdü

Hidrojen Konseyi, işletmedeki temiz hidrojen kapasitesinin son bir yılda yüzde 70 artarak yaklaşık 1,7 milyon ton/yıla çıktığını bildirdi. Kuruluş, halen inşaat halinde olan projelerin devreye girmesiyle işletmedeki kapasitenin 2027’de yaklaşık 3,8 milyon ton/yıla ulaşabileceğini öngörüyor.

Bölgesel dağılımda Çin, taahhüt edilmiş yenilenebilir hidrojen kapasitesinin yarısından fazlasını oluşturuyor. Avrupa taahhüt edilmiş yatırımda ikinci sıraya yükselirken toplam proje sayısında lider durumda. ABD ise küresel taahhüt edilmiş düşük karbonlu hidrojen kapasitesinin yüzde 75’inden fazlasını barındırıyor.

Enerji güvenliği yatırım kararlarında ağırlık kazanıyor

Rapora göre taahhüt edilmiş yatırımların yüzde 60’tan fazlası, enerji güvenliği ve ekonomik büyümenin karbonsuzlaşmayla eşit veya daha güçlü yatırım motivasyonu oluşturduğu bölgelerde yer alıyor. Hidrojen Konseyi, yerel temiz hidrojen ve türev üretiminin ithalata bağımlı ülkelerde enerji ve ham madde tedarikini çeşitlendirme potansiyeline dikkat çekiyor.

Talep tarafında ise 2030’a kadar yürürlükteki politikalarla desteklenen yaklaşık 6 milyon ton/yıl hidrojen talebi bulunuyor. Bunun 4,2 milyon ton/yıllık bölümü bağlayıcı alım anlaşmalarıyla eşleşmiş durumda ve bu hacmin yüzde 75’i rafineri ile amonyak gibi mevcut hidrojen kullanım alanlarına dayanıyor.

Konsey, mevcut politikaların tam uygulanması halinde 2030’a kadar ilave 5 milyon ton/yıl talebin ortaya çıkabileceğini değerlendiriyor. Ancak rapor, bu potansiyelin zamanlama ve uygulama hızına bağlı olduğunu vurguluyor; sektörün sonraki büyüme aşamasında yatırım kadar kesin talep ve politika uygulaması da belirleyici olacak.