ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili ve istihbarat raporlarına vakıf kaynaklar, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik operasyon öncesinde tüm riskler konusunda bilgilendirildiğini iddia etti. Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamalarda İran’ın Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi Körfez ülkelerine saldırmasının "şok edici" olduğunu ve kimsenin bunu beklemediğini savunmuştu. Ancak ulaşılan belgeler, Tahran'ın misilleme kapasitesinin operasyonun olası sonuçlar listesinde ilk sıralarda yer aldığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı ve küresel arz krizi
28 Şubat 2026 tarihinde İsrail ile koordineli olarak başlatılan hava harekatı sonrası gerilim tırmanırken, istihbarat birimlerinin Trump’a Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği yönünde kritik sunumlar yaptığı öğrenildi. Gelinen noktada, dünya petrol arzının %20’sinin geçtiği bu stratejik su yolu fiilen kapalı durumda. Gerçek zamanlı veri analizlerine göre, Boğaz’dan geçen günlük sevkiyat hacmi Mart ayının ilk yarısında %86 oranında gerileyerek küresel enerji fiyatlarını 100 dolar bandının üzerine taşıdı.
Muhalefetten "yakın tehdit" eleştirisi
Demokrat Partili milletvekilleri, yönetimin savaşı başlatmak için öne sürdüğü "İran’ın nükleer silah ve kıtalararası füze tehdidi" iddialarının istihbarat topluluğu tarafından tam olarak desteklenmediğini ifade ediyor. Senato kaynakları, operasyon öncesinde ABD ve müttefik güçlerine yönelik "yakın bir tehdit" kanıtının sunulmadığını, buna rağmen diplomatik personelin tahliyesinin bile saldırılar başladıktan sonra gerçekleştirildiğini belirtti.
Körfez'de sivil ve enerji hedefleri vuruldu
Son iki hafta içinde İran’a ait insansız hava araçları ve füzelerin, Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin yanı sıra enerji tesisleri ve havalimanlarını vurduğu rapor edildi. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Fransız askeri varlığı ve stratejik petrol terminalleri bu saldırıların ana hedefleri arasında yer aldı. Beyaz Saray ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI), sızan uyarı raporları hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı.



