Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı dördüncü çeyrek işgücü istatistikleri, istihdam piyasasındaki yapısal ayrışmayı gözler önüne serdi. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre, yılın son çeyreğinde genel işsizlik oranı önceki üç aya kıyasla yüzde 8,4’ten yüzde 8,2’ye geriledi. Ancak bu matematiksel iyileşmenin, istihdam artışından ziyade işgücü piyasasından çıkışlardan kaynaklandığı görülüyor.
Erkeklerde istihdam artarken kadınlarda daralma
2025 yılının ikinci yarısında erkek işgücü piyasasında istihdam 156 bin artarken işsiz sayısı 37 bin azaldı ve erkek işsizlik oranı yüzde 6,7 seviyesine indi. Kadınlarda ise ikinci çeyrekte yüzde 11,6 olan işsizlik oranı, dördüncü çeyrekte yüzde 11,1'e gerilemesine rağmen, bu düşüş ciddi bir istihdam kaybıyla birlikte gerçekleşti. Altı aylık periyotta kadın istihdamında 41 bin, kadın işsiz sayısında 70 bin olmak üzere kadın işgücünde toplam 111 binlik kayıp kaydedildi.
Tarım dışı sektörlerde duraklama
Kadın istihdamındaki kaybın 71 binlik kısmı tarım sektöründen kaynaklanırken, tarım dışı alanlarda net istihdam artışı sadece 30 binde kaldı. İş bulma ümidini kaybederek potansiyel işgücü statüsüne geçen kadın sayısındaki düşüş de verilerde belirginleşti. Üçüncü çeyrekte 3 milyon 330 bin olan kadın potansiyel işgücü, son çeyrekte 3 milyon 166 bine geriledi. Bu daralma, geniş tanımlı kadın işsizlik oranını yüzde 30,4’ten yüzde 29,6’ya çekti.
TÜİK rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Kadın işgücüne katılım oranlarındaki bu ivme kaybı, Türkiye'nin makroekonomik büyüme modellemesinde belirgin bir yapısal direnç noktası oluşturuyor. İşsizlik oranındaki matematiksel düşüşün, istihdam yaratımından ziyade işgücünden çıkışlardan beslenmesi, 2026 yılı verimlilik ve büyüme projeksiyonları açısından sistemik bir risk barındırıyor.Potansiyel kadın işgücündeki 164 bin kişilik erime, işgücü piyasasında dönemsel değil kalıcı bir soğuma eğilimine işaret ediyor. Tarım dışı istihdam yaratma kapasitesinin daralması, hanehalkı gelirlerini ve dolayısıyla iç talebi baskılayacak bir faktör olarak öne çıkıyor. Borsa İstanbul'da işlem gören perakende ve dayanıklı tüketim şirketlerinin ciro projeksiyonlarında, kadın istihdamındaki bu gerilemenin yaratacağı talep daralması risk primi olarak hesaplamalara dahil edilmelidir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
İstihdam verilerindeki yapısal direnç ve 2026 büyüme projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




