Trump yönetimi Çarşamba günü İsrail ve Lübnan'ın düşmanlıkları sona erdirmek için ateşkes uygulamayı kabul ettiğini açıkladı. Washington, bu adımın ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı bitirecek daha geniş bir anlaşmanın önünü açabileceği görüşünde. Ancak sahadaki tablo iyimserliği gölgeliyor; aynı gün Kuveyt havaalanı vuruldu, Hürmüz Boğazı'nda yeni saldırılar yaşandı ve petrol fiyatları yaklaşık yüzde 2 yükseldi.

Ateşkesin şartı Hizbullah'ın geri çekilmesi

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Washington'daki müzakerelerin ardından yayımladığı ortak bildiriye göre, İsrail-Lübnan ateşkesi İran'a bağlı Hizbullah milislerinin ateşinin tamamen durdurulmasına ve grubun tüm operasyonlarını Güney Litani Sektörü'nden tahliye etmesine bağlandı.

İki taraf geçen ay ateşkes konusunda anlaşmıştı, fakat çatışmalar sürdü. İsrail, sınırın ötesine ateş açan Hizbullah'ın peşine düşmek için Mart ayında Lübnan'a girmişti. Tahran ise ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmayı kısmen Lübnan'daki çatışmaların sona ermesi şartına bağlamış durumda.

Kuveyt ve Hürmüz'de yeni saldırılar

Titrek ateşkesi test eden son hamleler Çarşamba günü geldi. Kuveyt yetkilileri ve devlet medyası, bir İran insansız hava aracı ve füze saldırısının havaalanı tesisleri ile diplomatik misyonlara zarar verdiğini, saldırıda bir kişinin öldüğünü ve 60'tan fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki uçuşlar bir süre askıya alındı; Kuveyt Havayolları ve Jazeera Havayolları güvenlik önlemlerinin ardından seferlerine döndü.

İran'ın Devrim Muhafızları, devlet medyasına yansıyan açıklamasında havaalanına ateş etmediklerini, hasarın hedefini ıskalayan ABD önleyici füzelerinden kaynaklandığını öne sürdü. ABD ordusu bunu yalanlayarak İran insansız hava araçlarının havaalanını kasıtlı hedef aldığını açıkladı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), güney İran'da yeni bir savunma operasyonu yürüttüğünü, füze fırlatma alanlarını ve mayın döşemeye çalışan İran teknelerini vurduğunu, Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası'na saldırı düzenlediğini duyurdu. Savaştan önce küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğaz, 28 Şubat'ta başlayan çatışmalardan bu yana büyük ölçüde kapalı kalıyor.

Trump'tan hafta sonu sinyali

Yakıt fiyatlarını düşürme baskısı altındaki ABD Başkanı Donald Trump, en büyük önceliğinin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu yineledi. Çarşamba günkü bir podcast röportajında Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini söyledi. Beyaz Saray'da gazetecilere ise müzakerelerde ilerlemenin yakın olabileceğini ima etti: "Eğer olursa, hafta sonu olabilir."

EBRD: Türkiye'de piyasa koşulları yatışmış görünüyor
EBRD: Türkiye'de piyasa koşulları yatışmış görünüyor
İçeriği Görüntüle

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, Lübnanlı yayıncı Al Mayadeen'e görüşmelerin kesilmediğini ama somut ilerleme sağlanmadığını söyledi. Tahran, anlaşma için Lübnan'daki çatışmaların bitmesinin yanı sıra petrol gelirlerine erişim, ham petrol ihracatına dönük yaptırım muafiyetleri ve limanlarındaki ABD ablukasının kaldırılmasını talep ediyor.

Buna karşın saha hareketli. Lübnanlı güvenlik kaynakları, Çarşamba günü İsrail insansız hava aracı saldırılarının güney Lübnan'da en az altı kişiyi öldürdüğünü aktardı. Araqchi, İsrail'in Beyrut'a saldırması halinde İran'ın kararlı yanıt vereceği uyarısında bulundu. Trump ise Lübnan'daki çatışmaya ilişkin telefon görüşmesinde İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu "deli" diye nitelendirdiğini kabul etti. Netanyahu, CNBC'ye verdiği demeçte Trump ile zaman zaman "taktiksel anlaşmazlıklar" yaşadıklarını ancak İran konusundaki ana hatlarda hemfikir olduklarını belirtti.