Yaşanan çatışmanın ardından oluşan ateşkes sürecinde İran ile ABD arasındaki gerilim Hürmüz Boğazı’nda yeni bir aşamaya taşındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Körfez’de mahsur kalan ticari gemilere güvenli geçiş sağlanacağı yönündeki açıklamasının ardından İran’dan doğrudan askeri uyarı geldi.
İran Silahlı Kuvvetleri birleşik komutanlığı, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin tamamen kendi kontrolünde olduğunu belirterek, yabancı askeri güçlerin bölgeye müdahalesine izin verilmeyeceğini açıkladı. Açıklamada, ABD güçlerinin boğaza yaklaşması halinde “hedef alınacağı” açık şekilde ifade edildi.
Trump’ın planı belirsizlik yarattı
Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, çatışma nedeniyle hareket edemeyen gemilerin güvenli şekilde yönlendirileceğini duyurdu. Ancak operasyonun kapsamı, yöntemi ve hangi ülkeleri kapsayacağına ilişkin detay verilmedi.
Bu açıklama, bölgede zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırırken, İran tarafı deniz trafiğinin yalnızca kendi askeri koordinasyonu altında yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Hürmüz’de ticaret ve enerji akışı kilitlendi
Çatışmaların başlamasından bu yana İran’ın Körfez’deki deniz trafiğini ciddi şekilde kısıtladığı belirtiliyor. Küresel petrol ve gaz sevkiyatının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yüzlerce gemi mahsur kalırken, yaklaşık 20 bin denizcinin bölgeden çıkamadığı ifade ediliyor.
Boğazdan geçmeye çalışan bazı gemilerin hedef alındığı ve tanker saldırılarının rapor edildiği belirtilirken, son olarak bir tankerin vurulduğu bilgisi uluslararası denizcilik otoritelerine yansıdı.
ABD’den askeri yığınak
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgede deniz güvenliğini sağlamak amacıyla 15 bin asker, savaş gemileri ve 100’den fazla hava-deniz unsuru konuşlandırıldığını açıkladı. Washington yönetimi ayrıca ticari gemilere eskort sağlamak için uluslararası bir koalisyon oluşturma girişimlerini sürdürüyor.
Diplomatik temaslar sonuçsuz
ABD ve İran arasında son haftalarda yürütülen temasların somut bir sonuç üretmediği belirtilirken, taraflar arasında güven sorununun derinleştiği görülüyor. İran tarafı, Washington’un “maksimalist taleplerden vazgeçmediğini” savunurken, ABD ise Tahran’dan nükleer programına ilişkin tavizler bekliyor.
Piyasa etkisi
Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim, küresel enerji piyasalarında arz riskini büyütüyor. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalıcı hale gelme ihtimali güçlenirken, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon baskısı artıyor.
Küresel hassasiyet modeli enerji arz şokunun fiyat baskısını büyüttüğünü gösteriyor.





