Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin kriz nedeniyle ağır biçimde kısıtlandığı bir dönemde Husilerin Babülmendep çevresindeki saldırıları ikinci bir deniz darboğazı riskini büyütüyor. The National’a konuşan kaynaklar, Yemenli grubun tırmanışı İran’a destek vermek ve kendi bölgesel pazarlık gücünü artırmak için zamanladığını belirtiyor.
İKİ BOĞAZ, TEK RİSK ZİNCİRİ
Tırmanışın dört göstergesi
Ticaret ve enerji geçişlerindeki maruziyet ile Yemen’deki son saldırının bilançosu
01
KIZILDENİZ VE SÜVEYŞ
%12-15
Süveyş-Kızıldeniz rotasının küresel ticaretteki tahmini payı
02
HÜRMÜZ
≈%20
Boğazdan geçen petrolün küresel petrol sıvıları tüketimine eşdeğer payı
03
MOKHA
7
Yemen hükümetinin saldırıda bildirdiği can kaybı
04
MOKHA
30+
Aynı saldırıda hükümetin bildirdiği yaralı sayısı
Ticaret payı UNCTAD’ın 2023 verisine, Hürmüz payı EIA’nın 2024 ve 2025 geçiş verilerine dayanıyor. Mokha bilançosu Yemen hükümetinin açıklaması olarak aktarıldı.
Kaynak: UNCTAD (2023) · EIA (2024-2025) · The National (10 Ağustos 2026)
Husiler, kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda Suudi Arabistan, Babülmendep ve Yemen hükümetiyle bağlantılı güçlere yönelik son saldırılarını savaşın çözümünü hızlandırma hedefiyle ilişkilendiriyor. Buna karşın The National’ın 10 Ağustos tarihli haberinde gruba yakın kaynaklar, İran’a desteği artırma ve bölgesel koşullardan azami siyasi kazanç sağlama amacının da stratejinin parçası olduğunu söyledi.
Zamanlama, İran’ın Hürmüz üzerindeki baskısının sürdüğü ve ABD ile kalıcı anlaşma görüşmelerinin kritik aşamaya girdiği döneme denk geliyor. Kaynakların anlatımına göre Sana’daki Husi yönetimi, Babülmendep’te deniz taşımacılığına yönelik baskının Hürmüz’deki kesintiyle birleşmesinin tek bir geçitteki aksaklıktan daha büyük ekonomik etki yaratacağını hesaplıyor.
İki boğazdaki baskı ticaret riskini büyütüyor
UNCTAD’ın 2023 için verdiği ölçüye göre Süveyş Kanalı küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12 ila 15’ini taşıdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) ise Hürmüz’den geçen petrol akışının 2024’te küresel petrol sıvıları tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine eşdeğer olduğunu, 2025’in ilk döneminde de hacmin benzer kaldığını belirtiyor. İki güzergâhtaki eş zamanlı aksama, taşıma mesafesi, sigorta maliyeti ve teslimat süreleri üzerinden enerji ile genel yük ticaretini aynı anda zorlayabilir.
Kızıldeniz’de risk primi ve rota tercihlerindeki oynaklık yeni değil. Babülmendep trafiğindeki son dalgalanma, saldırı ve abluka tehditlerinin bazı gemileri rota değiştirmeye zorladığı dönemde sigorta maliyetlerinin de yükseldiğini göstermişti.
HUSİ-HÜRMÜZ ETKİSİ HARİTASI
Hürmüz, Babülmendep ve Süveyş hattındaki eş zamanlı baskının bölgesel görünümü
Hürmüz ve Babülmendep çevresindeki enerji, ticaret ve Husi baskı hatları.
Yemen’deki kırılgan denge yeniden bozuluyor
Tırmanışın etkisi deniz ticaretiyle sınırlı değil. Husilerin son saldırıları, Washington ile çatışmaları sınırlayan düzenleme ile Riyad’ın Yemen savaşını diplomatik çözüme yöneltmeye çalıştığı süreci aynı anda zorluyor. 2022 sonrasındaki göreli sakinliğin ardından hükümet yanlısı güçlerle çatışmaların yeniden yoğunlaşması, iç savaşın yeni bir evreye girme riskini artırıyor.
Yemen hükümeti 10 Ağustos’ta, Husi saldırılarının ardından yeni bir askeri operasyon başlatıldığını duyurdu. Bir gün önce Mokha limanına düzenlenen saldırıda hükümet yedi kişinin öldüğünü, en az 30 kişinin yaralandığını açıkladı. Hadramut, Hudeyde ve Marib’de de hükümet güçleri hedef alındı.
Husiler İran ekseninde daha görünür rol arıyor
Bölgesel denklemdeki bir başka değişim, Hizbullah’ın zayıflaması ve Iraklı İran yanlısı milislerin artan baskıyla karşılaşması. The National’a konuşan kaynaklar ve uzmanlar, Husilerin bu boşlukta İsrail’e saldıran, ABD müttefiklerine baskı kuran ve İran’a pazarlık alanı sağlayan daha görünür bir aktör olmaya çalıştığı görüşünde.
Yemen uzmanı Elisabeth Kendall, Husilerin olası bir bölgesel anlaşma öncesinde hem ülke içinde kazanım elde etmeyi hem de Suudi Arabistan üzerindeki pazarlık gücünü artırmayı hedefleyebileceğini değerlendiriyor. Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Abdulghani Al Iryani ise ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşmanın, Tahran’dan para, silah ve istihbarat desteğine bağımlı yapıyı zorlayabileceğine işaret ediyor.
Husi stratejisinin kısa vadeli sonucu yalnız saldırıların sayısıyla ölçülmeyecek. Belirleyici sınır, Babülmendep’teki baskının kalıcı deniz trafiği kaybına dönüşüp dönüşmemesi ve ABD ile İran görüşmelerinin Hürmüz’de geçişleri normalleştirecek bir anlaşma üretip üretmemesi olacak.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





