ABD'li yatırımcı Ted'in (@TedPillows) 5 Haziran'da paylaştığı ve 1,3 milyon görüntülenmeye ulaşan mesajı kısa sürede gündem oldu: Hisseler, altın, gümüş, kripto, tahvil, hatta petrol aynı anda geriliyorsa para nereye gidiyor? Yanıt tek kelimede saklı — nakit. 2026 boyunca süren satış dalgasında yatırımcılar varlık sınıflarından çıkıp para piyasası fonlarına ve kısa vadeli mevduata yöneldi; bu fonların büyüklüğü rekor üstüne rekor kırdı.

ABD para piyasası fonları
7,89 trilyon $
Haftalık net giriş
+109 milyar $
Devlet fonlarına giriş
+103 milyar $

Olağan dönemde bir varlık düşerken bir başkası yükselir; hisseden çıkan para altına ya da tahvile gider. 2026'da bu denge bozuldu. İran savaşının tetiklediği enerji şoku, yeniden hızlanan enflasyon ve Fed'in faiz indirimini ertelemesi neredeyse tüm risk varlıklarını aynı yöne itti.

Güvenli liman bile satıldı

Dünya Kupası küresel ekonomiye 41 milyar dolar katacak
Dünya Kupası küresel ekonomiye 41 milyar dolar katacak
İçeriği Görüntüle

İşin dikkat çeken yanı, altın ve gümüş gibi geleneksel güvenli limanların da bu satıştan payını alması oldu. Mayıs ortasında tahviller, değerli metaller ve uluslararası hisseler aynı seansta birlikte düştü; ABD 10 yıllık tahvil faizi neredeyse bir yılın zirvesine, yüzde 4,54'e çıktı. Petroldeki sert hareketler de tabloyu tamamladı. Yatırımcı için sonuç netti: Risk iştahı düşerken sığınılacak klasik kapılar bir bir kapanıyordu.

Para nakde ve fonlara kaçtı

Boşalan o yeri nakit doldurdu. Crane Data ve Bloomberg verilerine göre ABD para piyasası fonlarının toplam büyüklüğü mayıs sonunda 8,3 trilyon dolarla rekor kırdı. Yatırım Şirketleri Enstitüsü'nün (ICI) 4 Haziran'da yayımladığı verilere göre ise 3 Haziran'la biten haftada fonlara 109 milyar dolarlık net giriş oldu, toplam varlıklar 7,89 trilyon dolara yükseldi. İki kurumun hesaplama yöntemi farklı olsa da tablo aynı yöne işaret ediyor.

%116Para piyasası fonlarının 2020 pandemisinden bu yana büyümesi; BofA Global Research verilerine göre varlıklar bu dönemde 4,2 trilyon dolar arttı.

Girişlerin büyük bölümü devlet ve hazine fonlarına yöneldi. Bunun nedeni açık: Yatırımcı, getiriden önce anaparayı koruma ve istediğinde nakde dönebilme önceliğini gözetiyor. Faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi, hatta bazı kesimlerce faiz artışı ihtimalinin konuşulması bu tercihi güçlendiriyor.

Türkiye'de de tercih benzer

Aynı refleks yurt içinde de görülüyor. Yüksek politika faizinin sürdüğü ortamda TL mevduat faizleri yüzde 40-45 bandında seyrederken, anaparasını korumak ve günlük likidite arayan yatırımcılar para piyasası fonlarına yöneliyor. Bu fonlar, TMSF güvencesindeki vadeli mevduata kıyasla aynı gün nakde dönüş avantajı sunuyor; getirileri ise portföydeki kısa vadeli kâğıtların performansına göre günlük değişiyor. Piyasa beklentisi, jeopolitik risk ve faiz belirsizliği gevşemeden bu nakit yığılmasının kolay çözülmeyeceği yönünde.

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.