İran’da Ayetullah Ali Hamaney’in ölümünün ardından dini liderlik makamına getirilen 56 yaşındaki Mojtaba Hamaney, göreve gelişinden bu yana halkın karşısına çıkmadı. Yarım asra yakın süredir devam eden rejim için varoluşsal bir tehdit olarak görülen bölgesel çatışmaların ortasında, yeni liderin fiziksel yokluğu dikkat çekiyor. Devlet televizyonunda Hamaney’e atfedilen yazılı açıklamalar okunurken, sosyal medyada paylaşılan ve yapay zeka tarafından üretildiği iddia edilen videolar, liderin sağlığı veya hayatta olup olmadığına dair tartışmaları körüklüyor.

Mevcut spekülasyonlar, babası Ali Hamaney’in her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği hitabetler ve görünür liderlik tarzıyla taban tabana zıt bir tablo oluşturuyor. İstihbarat kaynakları ve uluslararası raporlar, Mojtaba Hamaney’in babasının ve üst düzey komutanların öldürüldüğü saldırı dalgasında ciddi şekilde yaralandığını öne sürüyor. Bazı raporlarda liderin sesli konferanslar aracılığıyla toplantılara katıldığı belirtilse de, somut bir görsel kanıtın sunulamaması Tahran’daki karar alma mekanizmasının işlevselliğini sorgulatıyor.

Siyasi figürlerin manevra alanı ve liderlik kalkanı

Tahran’daki opak siyasi sistemde, Parlamento Başkanı Muhammed Bagher Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi gibi isimler diplomatik süreçlerde ön plana çıkıyor. Uzmanlar, sistemin Mojtaba Hamaney’in ismini, müzakerecileri iç kamuoyundaki sertlik yanlısı grupların eleştirilerinden korumak için bir "kalkan" olarak kullandığını değerlendiriyor. Liderden geldiği iddia edilen onaylar, diplomatik geri adımların "dini otorite kararı" olarak sunulmasına olanak tanıyor.

AB ülkeleri İsrail ile Ortaklık Anlaşmasını askıya alamadı
AB ülkeleri İsrail ile Ortaklık Anlaşmasını askıya alamadı
İçeriği Görüntüle

İç çekişmeler ve Hürmüz Boğazı gerilimi

Liderlik ofisindeki belirsizlik, İran içindeki farklı kliklerin çatışmasını da beraberinde getiriyor. Dışişleri Bakanı Araghchi’nin Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açma yönündeki açıklamaları, rejim destekçileri tarafından "teslimiyet" olarak nitelendirilerek sert eleştirilere maruz kaldı. Bu kafa karışıklığı, özellikle Washington ile yürütülen müzakerelerde İran heyetinin kırmızı çizgilerini belirleme noktasında stratejik bir zafiyet yaratıyor.