Yaşam süresi uzadıkça dünyanın yaş ortalaması yükseliyor; bu kazanımın gölgesinde ise sessizce büyüyen bir sorun var. Birleşmiş Milletler'in 15 Haziran'ı Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü ilan etmesinin ardından paylaşılan veriler, ileri yaştaki milyonlarca kişinin fiziksel, ruhsal ve mali istismara, kötü muameleye ve ihmale uğradığını gösteriyor.
Yaşlanan dünya, büyüyen risk
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve BM verilerine göre 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 2020'de 1 milyar olan büyüklüğü, 2030'a kadar 1,4 milyara, 2050'ye kadar ise 2 milyara ulaşacak. DSÖ, 2020'de dünyada 60 yaş üstü kişi sayısının ilk kez 5 yaş altı çocuk sayısını geçtiğini bildirmişti. Bu artışın en hızlı, gelişmekte olan ülkelerde yaşanması bekleniyor.
İstismarın yaygınlığı ne durumda
DSÖ'nün 28 ülkeden 52 çalışmaya dayanan değerlendirmesine göre, 60 yaş ve üzerindeki kişilerin yaklaşık yüzde 17'si son bir yıl içinde bir tür istismara uğradı. Mağdur oranı sabit kalsa bile, nüfusun yaşlanmasıyla mağdur sayısının hızla artacağı; 2050'ye kadar yaklaşık 320 milyona yükselebileceği öngörülüyor.
Fiziksel, psikolojik ve mali istismarın yanı sıra ihmali de kapsayan sorun, çoğu zaman yeterince fark edilmiyor. Mağdurların önemli bir bölümü utanç, korku ya da bağımlılık nedeniyle yaşadıklarını dile getiremiyor; bu da vakaların büyük kısmının yetkililere hiç ulaşmamasına yol açıyor.
İstismar, yeterince tanınmayan ve büyük ölçüde bildirilmeyen bir sorun olmayı sürdürüyor.
DSÖ değerlendirmesiİstismarın ağır bedeli
Yaşlıların maruz kaldığı istismar; fiziksel yaralanmalardan erken ölüme, depresyondan bilişsel işlevlerde gerilemeye, mali yıkımdan bakım kuruluşlarına yerleştirilmeye kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor. Mali istismar, yaşlıların yıllar içinde biriktirdiği güvenceyi kısa sürede tüketebiliyor. Uzmanlara göre ileri yaşta bu etkilerin telafisi de daha uzun sürüyor.
Önleme için ne yapılabilir
Korunma yöntemleri arasında bakım yükünü hafifleten görevli müdahaleleri, mali istismara karşı para yönetimi programları, yardım hatları ve acil barınaklar öne çıkıyor. BM, yaşlanma ve engellilik alanındaki çalışmaların; koruma, bakım ve toplum temelli destek hizmetlerinde daha sıkı koordine edilmesi gerektiğini vurguluyor.




