ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibiyle gerçekleştirdiği kritik zirvenin ardından İran ile olan diplomatik süreçte yeni bir adım attı. Başkan Yardımcısı JD Vance’in müzakereler için Pakistan’a hareketinden hemen önce toplanan kurul; Tahran’dan gelen "sessizliği" ve sunulan tekliflere yanıt verilmemesini değerlendirdi. Toplantı sonucunda Trump, askeri operasyonlara geri dönmek yerine mevcut ateşkesi ucu açık bir formatta uzatma kararı verdi.
Beyaz Saray kaynakları, İran’ın sessiz kalmasının ana nedenini yeni Yüce Lider Mojtaba Hamaney yönetimindeki hiyerarşik kırılmalara bağlıyor. ABD istihbarat birimleri, İranlı müzakerecilerin uranyum zenginleştirme stokları ve nükleer kapasite konusunda net bir talimat alamadıklarını ve Tahran içerisinde bir fikir birliği oluşmadığını raporladı.
Hürmüz Boğazı'nda abluka devam ediyor
Ateşkesin uzatılmasına rağmen ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik baskısı değişmedi. İran tarafının müzakerelere başlamak için ön şart olarak sunduğu "ablukanın kaldırılması" talebi Trump tarafından sert bir şekilde reddedildi. Trump, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, nihai bir anlaşma imzalanana kadar Hürmüz Boğazı’nın ticari geçişlere tam olarak açılmayacağını vurgulayarak baskı politikasının süreceği sinyalini verdi.
Pakistan arabuluculuğunda diplomatik trafik
Diplomatik temasların merkezi haline gelen Pakistan’da, üst düzey arabulucu Mareşal Asim Munir ve Başbakan Şehbaz Şerif, tarafları masaya döndürmek için yoğun çaba sarf ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İslamabad temasları, İran kanadından gelecek olası bir yanıtı beklerken, Tahran yönetimi henüz somut bir adım atmış değil. İran Parlamentosu Başkanı Ghalibaf’ın danışmanı Mehdi Mohammadi ise ateşkesin uzatılmasını "şartların dikte edilmesi" olarak nitelendirerek askeri tepki ihtimalini masada tutmaya devam ediyor.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi, küresel enerji arz güvenliği üzerinde sistemik risk oluştururken Brent petrol fiyatlarındaki 95 dolar direncinin kalıcılaşmasına neden oluyor. Trump yönetiminin "ucu açık ateşkes" kararı, askeri maliyetlerden kaçınma isteği kadar, İran’ın iç dinamiklerindeki zayıflığı diplomatik bir kaldıraç olarak kullanma stratejisinin bir parçasıdır.
Modellemelerimiz, İran’ın uranyum stokları konusundaki belirsizliğin küresel risk primini yukarı yönlü tetiklediğini öne çıkarıyor. Özellikle 2026 yılının ikinci yarısı için öngörülen arz dengesi, Tahran’ın iç hiyerarşisini netleştirmesine ve ABD’nin 2018 öncesi anlaşmadan daha katı şartlar içeren yeni protokolleri kabul ettirmesine bağlı görünüyor. Mevcut tablo, kısa vadede askeri bir çatışma riskini azaltsa da ekonomik ablukanın yarattığı yapısal dirençlerin küresel ticaret rotalarında kalıcı değişimlere yol açabileceğini gösteriyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Washington-Tahran hattında ucu açık ateşkes ve enerji jeopolitiğiŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





