ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs, Türk lirasına ilişkin pozitif görüşünü koruduğunu açıkladı. Banka, yayımladığı son strateji raporunda yatırımcılara TL pozisyonlarını sürdürme tavsiyesinde bulunurken; artan petrol fiyatları, rezerv baskısı ve jeopolitik risklere rağmen yüksek faiz getirilerinin lira açısından destekleyici olmaya devam ettiğini belirtti.
Kamakshya Trivedi liderliğindeki strateji ekibi tarafından hazırlanan analizde, dolar karşısında Türk lirasında kalmanın hâlen avantajlı olduğu ifade edildi. Raporda, son dönemde enerji fiyatları ve bölgesel çatışmalar nedeniyle gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluştuğu ancak Türkiye’nin sunduğu yüksek carry getirisi sayesinde yatırımcı ilgisini koruduğu kaydedildi.
Goldman Sachs, özellikle Brent petrol fiyatlarının 100-110 dolar bandında kalmasının Türkiye ekonomisi açısından temel risk unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Banka, bu seviyelerin cari açığı genişletebileceğini ve enflasyondaki düşüş sürecini yavaşlatabileceğini değerlendirdi.
Raporda ayrıca TCMB’nin Türk lirasını desteklemek amacıyla rezerv kullanımını sürdürmesinin rezerv dengesi üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Analistler, Türkiye’nin dış şoklara duyarlı ekonomiler arasında yer aldığını ve rezerv kaybının dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Buna rağmen Goldman Sachs, gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye’nin sunduğu yüksek reel getiri ve kontrollü kur politikasının, liranın değer kaybı eğilimini büyük ölçüde telafi ettiğini değerlendirdi. Banka, kısa vadede Türk lirasına yönelik pozitif görünümünü koruduğunu yineledi.

Küresel bankalar arasında görüş ayrışması büyüyor
Goldman Sachs’ın pozitif yaklaşımını sürdürmesine karşın Barclays ve Bank of America gibi küresel finans kuruluşları son haftalarda Türk lirası pozisyonlarını azaltmıştı. Özellikle İran kaynaklı jeopolitik risklerin yükselmesi ve enerji maliyetlerindeki artış, yüksek faiz stratejilerinde risk algısını değiştiren temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Goldman Sachs’ın tercih ettiği gelişmekte olan ülke para birimleri arasında Nijerya nairası ve Kazakistan tengesi de bulunuyor. Banka, petrol ihracatçısı ülkelerin para birimlerinin enerji fiyatlarındaki yükselişten görece olumlu etkilenebileceğini değerlendiriyor.
Carry trade modellemeleri yüksek faiz avantajının kısa vadeli oynaklığı dengelediğini gösteriyor.
ANALİZ:
2026 yılında Türk lirası üzerindeki temel denge unsuru, yüksek faiz politikası ile artan dış kırılganlıklar arasındaki mücadele olarak öne çıkıyor. TCMB’nin sıkı para politikası sayesinde TL, nominal faiz avantajı açısından gelişmekte olan ülkeler arasında üst sıralarda yer alırken; yükselen petrol fiyatları ve rezerv baskısı bu avantajın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Küresel yatırım bankalarının Türk lirasına ilişkin görüş ayrılığı da bu kırılgan dengeyi yansıtıyor. Goldman Sachs, carry trade getirilerinin hâlen cazip olduğunu savunurken; Barclays ve BofA gibi kurumlar jeopolitik risklerin fiyatlamayı bozabileceğini değerlendirerek pozisyon azaltımına yöneldi. Bu ayrışma, piyasalarda kısa vadeli yön konusunda net konsensüs oluşmadığını gösteriyor.
Türkiye ekonomisi açısından petrol fiyatları kritik değişkenlerden biri olmaya devam ediyor. Brent petrolün kalıcı şekilde 100 doların üzerine yerleşmesi halinde enerji ithalat faturasında belirgin artış oluşabilir. Bu durum hem cari dengeyi hem de dezenflasyon sürecini zorlayabilir. Özellikle USD/TRY üzerindeki kontrollü değer kaybı politikasının enerji maliyetleriyle birleşmesi, enflasyon geçişkenliğini yeniden hızlandırabilecek riskler arasında bulunuyor.
TCMB rezerv politikası da yabancı yatırımcıların yakından izlediği başlıklardan biri haline geldi. Son dönemde rezervlerde gözlenen gerileme, kur istikrarının hangi maliyetle sürdürüldüğü sorusunu gündeme taşıyor. Goldman Sachs’ın raporunda rezerv baskısına özel vurgu yapılması, uluslararası yatırımcıların yalnızca faiz seviyesine değil rezerv kalitesine de odaklandığını gösteriyor.
Ana senaryoda (%50 olasılık), TCMB’nin sıkı para politikası ve kontrollü kur yaklaşımını sürdürmesiyle TL’de görece istikrarlı seyrin devam etmesi bekleniyor. Bu senaryoda carry trade işlemlerinin kısa vadede yabancı yatırımcı ilgisini koruyabileceği değerlendiriliyor.
Olumlu senaryoda (%25 olasılık), petrol fiyatlarında geri çekilme ve küresel risk iştahındaki toparlanma sayesinde Türkiye’ye portföy girişlerinin hızlanması mümkün olabilir. Böyle bir durumda rezerv baskısının azalması ve TL oynaklığının düşmesi beklenebilir.
Olumsuz senaryoda (%25 olasılık) ise enerji fiyatlarının yükselmeye devam etmesi, bölgesel jeopolitik gerilimlerin derinleşmesi ve rezerv kayıplarının hızlanması halinde yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarını azaltabileceği değerlendiriliyor. Bu tablo, USD/TRY’de daha hızlı yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Risk tarafında; rezerv yeterliliği, enerji fiyatları ve küresel faiz görünümü yakından izleniyor. Fırsat tarafında ise yüksek reel faiz, kontrollü kur politikası ve olası portföy girişleri TL açısından destekleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.
Kısa vadede piyasaların odağında TCMB rezerv verileri, petrol fiyatlarının seyri ve jeopolitik gelişmeler bulunuyor. Özellikle yabancı yatırımcı giriş-çıkış dengesi TL fiyatlamasında belirleyici olabilir.
Orta vadede ise Türkiye’nin dezenflasyon performansı, cari açık görünümü ve rezerv birikim kapasitesi Türk lirasının yönünü belirleyen ana başlıklar olmaya devam edecek. Küresel faiz indirim sürecinin hız kazanması halinde gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik risk iştahı yeniden güçlenebilir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASIŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.




