Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık 2024’te başlattığı kontrollü gevşeme sürecini Ocak 2026 toplantısında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimle sürdürdü. Politika faizi on dört aylık periyotta toplam 13 puan gerileyerek yüzde 37 seviyesine inerken, bankacılık sektöründe bireysel kredi faizlerinde ters yönlü bir hareket gözlemlendi. Ocak ayı ortalamasında ihtiyaç kredisi faizleri 3,34 puan, taşıt kredisi faizleri ise 4,23 puan yükseldi.

Finansman maliyetlerindeki bu yükseliş, ekonomi yönetiminin 2026 yılı için Orta Vadeli Program’da (OVP) hedeflediği yüzde 16’lık enflasyon oranının ve piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. Özellikle ihtiyaç kredilerinde yıllık basit faiz oranının %60 sınırına dayanması, hane halkının %52,08 seviyesindeki enflasyon beklentisinin bile üzerine çıkarak reel borçlanma maliyetini artırdı.

TCMB PARA POLİTİKASI ANALİZİ • OCAK 2026 DÖNEMİ 09 ŞUBAT 2026 | 06:40

TCMB FAİZ İNDİRDİ AMA KREDİ MALİYETİ ZİRVE YAPTI

E24

SEKTÖREL FAİZ PATİKASI (%)

GÜNCEL FAİZ MATRİSİ

Politika Faizi %37,00 -100 bp
İhtiyaç Kredisi %59,85 +3,34 pt
Taşıt Kredisi %54,20 +4,23 pt
Ticari Kredi %50,56 -1,09 pt
Konut Kredisi %36,24 -1,05 pt
ANALİZ MASASI: TCMB'nin 14 aylık gevşeme döngüsü politika faizini %37'ye çekse de, bankacılık sektörü "seçici sıkılaştırma" ile bireysel kredilerde frene basmıştır. Özellikle ihtiyaç kredilerinin yıllık %60 sınırına dayanması, hanehalkının %52,08 olan enflasyon beklentisinin üzerinde bir reel maliyete işaret ediyor. Bankaların mevduat tarafındaki likiditeyi koruma çabası (altın-kredi arbitrajını engelleme) ve 2026 model araç kampanyaları, taşıt kredilerindeki 4,23 puanlık anomaliyi rasyonalize etmektedir. Konut kredilerinin politika faizinin altına (%36,24) sarkması ise güçlü teminat yapısıyla pozitif ayrışmıştır.

Kredi piyasasında seçici sıkılaştırma dönemi

Bankaların faiz indirimlerine rağmen ihtiyaç ve taşıt kredilerinde maliyet artışına gitmesi "seçici sıkılaştırma" stratejisiyle açıklanıyor. Ocak ayında altın fiyatlarındaki yukarı yönlü ivme, tüketicilerin kredi kullanarak altına yönelmesine (kredi-altın arbitrajı) neden olurken, bankalar bu talebi dengelemek adına faiz artırımına gitti. Ayrıca taşıt kredisindeki yükselişte, 2026 model kampanyaları ve altına dayalı tasarrufların yarattığı "servet etkisi" ile tetiklenen yoğun talep etkili oldu.

Göç rotası sanayi ve turizm merkezlerine kaydı
Göç rotası sanayi ve turizm merkezlerine kaydı
İçeriği Görüntüle

Konut ve ticari kredilerde ise sınırlı düşüşler sürüyor. Teminat yapısı daha güçlü olan konut kredisi faizleri 1,05 puan gerileyerek %36,24’e, ticari kredi faizleri ise 1,09 puanlık düşüşle %50,56 seviyesine indi. Ancak ticari kredilerin hala politika faizinin 13 puan üzerinde seyretmesi, reel sektörün finansmana erişim maliyetindeki katılığı koruduğunu gösteriyor.

Mevduat maliyetleri ve likidite dengesi

Faiz indirimlerinin kredi piyasasına tam yansımamasındaki en büyük engel, bankaların fonlama maliyetlerini yeterince düşürememesi olarak öne çıkıyor. Tasarruf sahiplerinin likiditeyi mevduat yerine altın ve diğer emtialara kaydırması, bankaları mevduat tabanını korumak için yüksek faiz vermeye zorluyor. Bu durum, kredi faizlerinde beklenen geniş çaplı indirimi engellerken, bankaların risk primi uygulamalarını daha sert yönetmesine yol açıyor.

ANALİZ:

TCMB verileri üzerinde uyguladığımız makro projeksiyon setleri, süreçteki risk ve fırsat dengesinin "likidite geçirgenliği" noktasında tıkandığını işaret ediyor. Politika faizinin %37’ye inmesine rağmen ihtiyaç kredilerindeki %60 seviyesi, piyasadaki sistemik risk priminin hala yüksek olduğunu kanıtlamaktadır. Endeks24 Analiz Masası olarak değerlendirmemiz; bankaların fonlama tarafında altına dayalı likidite kaçışını durduramadığı sürece, kredi faizlerinin politika faiziyle olan korelasyonunun zayıf kalacağı yönündedir. 2026 enflasyon hedefi olan %16 ile mevcut kredi faizleri arasındaki 40 puanlık fark, dezenflasyon sürecinde talep yönlü baskıyı kırmak adına bir "doğal fren" görevi görse de, yatırım iştahını baskılayan yapısal bir direnç oluşturmaktadır. Özellikle taşıt ve ihtiyaç tarafındaki artış, bankaların bilanço kalitesini koruma refleksiyle iç talebi soğutma isteğinin bir sonucudur.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Kredi piyasalarında likidite geçirgenliği ve risk primi analizi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.