Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nın temelini “kolektif caydırıcılık” olarak tanımladı. Asharq Al-Awsat'ın 11 Ağustos'ta yayımladığı yazılı röportajda Erdoğan, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığını, taraflar arasındaki güvenlik dayanışmasını güçlendirmeyi amaçladığını ve katılmak isteyen diğer ülkelere açık olduğunu söyledi.

MEKKE ANLAŞMASI
ERDOĞAN'IN MESAJI

“Mekke Ortak Savunma Anlaşması kolektif caydırıcılığa dayanmaktadır.”

Bir tarafın güvenliğine yönelik tehdit, imzacıların tamamı için güvenlik tehdidi olarak görülüyor; Erdoğan paktın yalnız askeri bir mercekten okunmaması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye · Suudi Arabistan · Pakistan · 7 Ağustos 2026
Kaynak: Asharq Al-Awsat · 11 Ağustos 2026
ENDEKS24

Bir ülkeye saldırı üçüne saldırı sayılacak

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın 7 Ağustos'ta yayımladığı açıklamada, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağı ve savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirileceği belirtildi. Açıklamada anlaşmanın her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığı vurgulandı.

Erdoğan ise röportajında, bir tarafın güvenliğine yönelik tehdidin diğer imzacılar açısından da güvenlik tehdidi olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın terörle mücadele, savunma sanayisinde ortak projeler ve güvenlik koordinasyonu için de çerçeve oluşturduğunu belirten Erdoğan, düzenlemenin “hiçbir tarafı hedef almadığı” mesajını yineledi.

51. madde

Erdoğan, paktı Birleşmiş Milletler Şartı'nda düzenlenen meşru savunma hakkıyla ilişkilendirdi; anlaşmanın bölgesel istikrarı korumayı amaçladığını söyledi.

ABD-İran gerilimine anlık tepki olarak görmüyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasındaki gerilimin bölge açısından risk oluşturduğunu kabul ederken Mekke Anlaşması'nın bu tırmanışın anlık bir yansımasına indirgenmesine karşı çıktı. Üçlü mekanizmanın daha önce başlayan görüşmelerin sonucu olduğunu söyleyen Erdoğan, bölgesel sorunların bölge ülkelerinin daha güçlü istişaresiyle ele alınması gerektiğini savundu.

Hürmüz Boğazı için kesintisiz ticaret vurgusu

Erdoğan, Körfez güvenliğini enerji arzı, deniz koridorları ve uluslararası ticaretin sürekliliğiyle birlikte değerlendirdi. Hürmüz Boğazı'nı küresel ekonominin hayati arterlerinden biri olarak nitelendiren Erdoğan, mevcut gerginliğin sona ermesi ve boğazın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz biçimde hizmet etmesi gerektiğini belirtti.

Bu çerçevede Mekke Anlaşması'nı yalnız askeri koordinasyon başlığına sıkıştırmayan Erdoğan, siyasi istikrar ile ekonomik kalkınmanın birlikte ilerlediğini; Körfez'deki güvenliğin Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki ekonomik bağlantılar açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Suudi Arabistan ile “stratejik ilişki” tanımı

Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerini “stratejik ilişki” olarak tanımladı. Siyasi diyaloğun yanı sıra ekonomi, ticaret, yatırım, savunma sanayisi, enerji ve turizm alanlarındaki işbirliğinin geliştirildiğini belirten Erdoğan, önümüzdeki dönemde iki ülke ilişkilerini daha ileri taşıyacak adımlar beklediğini söyledi.

Üçlü paktın imza öncesi güvenlik mimarisi, önceki Suudi Arabistan-Pakistan savunma düzenlemesi ve anlaşmanın kapsamına ilişkin başlıklar Endeks24'ün 7 Ağustos tarihli haberinde ele alınmıştı. Yeni açıklamalar, imza öncesinde belirsiz kalan kolektif savunma hükmünün üç ülke için açık biçimde tanımlandığını gösteriyor.