Türkiye genelinde milyonlarca konut ve iş yeri sahibini ilgilendiren emlak vergisi artışlarında hukuksal bir kriz baş gösterdi. 7566 sayılı Kanun ile getirilen “2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemez” düzenlemesi, Mali İdarenin 89 seri No’lu Genel Tebliği ile farklı bir boyuta taşındı. İdare, bu ifadeyi mevcut değerin üzerine iki kat daha ekleyerek toplamda "üç katı aşamaz" şeklinde yorumlayınca, tahakkuk eden rakamlar mükelleflerin tepkisini çekti.

Yasal sınır ve idari yorum arasındaki makas

Mükellefler ve hukukçular, yasadaki “iki kat fazlası” ibaresinin toplam artışın 2025 değerinin %200’ünü (iki katını) geçmemesi gerektiğini savunuyor. Ancak Maliye’nin 1+2 formülüyle toplamda %300’e ulaşan artışları yasal sayması, mülkiyet hakkı ve verginin kanuniliği ilkesi çerçevesinde tartışma yarattı. Benzer durumlarda Yargıtay’ın tazminat hesaplamalarında "üç kat fazlası" ifadesini "dört kat" olarak yorumlayan kararları bozmuş olması, mükelleflerin yargı yoluna gitmesindeki en büyük dayanağı oluşturuyor.

Vergi mahkemelerinde süre doldu

Türkiye konut piyasasında kadınların payı rekor kırdı
Türkiye konut piyasasında kadınların payı rekor kırdı
İçeriği Görüntüle

Emlak vergilerinde tahakkuk işlemleri 1 Ocak itibarıyla yapılmış sayıldığı için, Vergi Mahkemelerinde bireysel işleme karşı dava açma süresi 30 Ocak 2026 tarihi itibarıyla sona erdi. Mahkemeler ve Danıştay, emlak vergisinde mükellefe ayrıca bir yazı ile bildirim (tebliğ) şartı aramadığı için 30 günlük sürenin geçtiği kabul ediliyor. Bu durum, süreyi kaçıran binlerce mükellefin bireysel itiraz hakkını kısıtlıyor.

Danıştay için son tarih 2 Mart

Bireysel dava açma süresini kaçıran mükellefler için hukukçular tek bir çıkış yolu işaret ediyor: 89 No’lu Emlak Vergisi Genel Tebliği’ne karşı doğrudan Danıştay’da dava açmak. Genel düzenleyici işlem olan bu tebliğe karşı 60 günlük dava açma süresi bulunuyor. İlgili tebliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açılacak davalar için son başvuru tarihi 2 Mart 2026 olarak belirlendi.