BİST 100 endeksi CHP kurultay sürecine ilişkin davadan çıkan “mutlak butlan” kararının ardından dün sert satış baskısıyla karşılaştı. Endekste kayıpların yüzde 6’yı aşması üzerine Borsa İstanbul’da devre kesici sistemi çalıştı. Aynı dakikalarda Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) yüzde 3,7 yükselişle 250 baz puana çıktı.

Kararın ardından bankacılık hisselerinde satış baskısı derinleşirken, riskten kaçış eğilimi BİST geneline yayıldı. Özellikle yüksek yabancı payına sahip hisselerde işlem hacmi belirgin şekilde arttı. Piyasa oyuncuları kısa vadede siyasi belirsizlik kaynaklı oynaklığın sürebileceğini değerlendiriyor.

Asıl kritik eşik ise CDS tarafında oluştu. Türkiye’nin risk priminin yeniden 250 baz puanın üzerine çıkması, dış finansman maliyetleri açısından yakından izlenen bir seviye olarak öne çıkıyor. CDS’te yükseliş, uluslararası yatırımcıların Türkiye varlıklarına yönelik risk algısında bozulmaya işaret ediyor.

Karar sonrası tahvil piyasasında da satış eğilimi gözlendi. Gösterge tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket hızlanırken, TL varlıklarda volatilite arttı. USD/TRY kurunda ise kontrollü seyir korunmasına rağmen piyasanın odağı risk primi ve yabancı çıkışı ihtimaline çevrildi.

BOFA bankalarda sattı, sanayide alımı büyüttü
BOFA bankalarda sattı, sanayide alımı büyüttü
İçeriği Görüntüle

CDS neden kritik gösterge olarak izleniyor

CDS (Credit Default Swap), bir ülkenin ya da şirketin borcunu geri ödeyememe riskine karşı yapılan sigorta işlemi olarak tanımlanıyor. CDS primi yükseldikçe ilgili ülkenin borçlanma riskinin arttığı kabul ediliyor.

Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi özellikle yabancı yatırımcıların risk iştahını ölçen temel göstergeler arasında yer alıyor. 200 baz puanın altı görece olumlu risk algısına işaret ederken, 250 baz puan üzeri seviyeler piyasalarda kırılganlık sinyali olarak değerlendiriliyor.

Piyasanın odaklandığı temel risk bu noktada büyüdü. Siyasi belirsizliklerin finansal varlık fiyatlamalarına yansıması, kısa vadede BİST’te oynaklığın yüksek kalabileceği beklentisini güçlendirdi. Özellikle bankacılık ve holding hisselerinde oluşan satış baskısı endeks üzerindeki aşağı yönlü hareketi hızlandırdı.

Yabancı yatırımcı akımlarında son aylarda görülen toparlanmanın korunup korunamayacağı da kritik başlıklar arasında yer alıyor. CDS’te kalıcı yükseliş oluşması halinde Türkiye’nin eurobond faizleri ve şirketlerin dış finansman maliyetleri üzerinde ek baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.

Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.