Anneler Günü yaklaşırken Türkiye genelinde en çok tercih edilen hediyelerden biri olan gülde fiyat makası dikkat çekici seviyelere ulaştı. Antalya’daki üreticiler, seralarda yetiştirilen güllerin dal başına 10-20 TL’den alıcı bulduğunu, ancak aynı ürünün şehirlerdeki çiçekçilerde 150-200 TL bandında satıldığını belirtiyor. Üreticiler, artan maliyetler ve aracı sayısının fazlalığı nedeniyle gelir elde edemediklerini ifade ediyor.

Yaklaşık 20 yıldır gül üretimi yapan üreticiler, özellikle Anneler Günü öncesinde talebin beklenen seviyede artmadığını aktarıyor. Mayıs ayı öncesinde fiyat dahi verilemediğini, nakliye maliyetlerinin üreticiye ek yük getirdiğini belirten sektör temsilcileri, son günlerde sınırlı bir hareketlilik yaşandığını dile getiriyor.

Üreticilere göre zincirin en zayıf halkası yine tarım tarafı. Serada yetiştirme, işçilik, gübre ve kira giderleri hızla yükselirken satış fiyatlarının baskı altında kalması, kârlılığı neredeyse sıfırlıyor. Özellikle gübre fiyatlarında yaşanan artış dikkat çekiyor; geçen yıl 1.000 TL seviyesinde olan bir çuval gübre 2026 itibarıyla 3.000-4.000 TL bandına ulaşmış durumda.

Yerli üretim ithal baskısı altında

Sektörde fiyatları aşağı çeken bir diğer unsur ise ithal çiçek arzı. Üreticiler, özel günlerde ithal güllerin pazara girmesiyle yerli ürünlerin geri planda kaldığını belirtiyor. Sevgililer Günü gibi dönemlerde fiyatların daha yüksek seviyelerde oluştuğunu, ancak Anneler Günü’nde ithal ürün bolluğu nedeniyle yerli üretimin daha düşük fiyatlara alıcı bulduğunu ifade ediyorlar.

Tarım arazilerindeki kira artışı da üreticinin maliyet yapısını bozuyor. Antalya’da dönüm başına kira bedellerinin 100.000 TL’den 150.000 TL’ye yükselmesi, uzun vadeli üretim yapan çiftçiler için ciddi bir finansman baskısı oluşturuyor. Gül üretiminin 7-8 yıllık bir döngü gerektirmesi, kısa vadeli çıkışların büyük zarar anlamına gelmesine yol açıyor.

Piyasa etkisi

Araç sorgulama ücretli oldu işlem başına 2 TL
Araç sorgulama ücretli oldu işlem başına 2 TL
İçeriği Görüntüle

Tarım ürünlerinde üretici ile perakende fiyatı arasındaki makasın açılması, Türkiye’de gıda ve tarım enflasyonu tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor. Gül örneğinde görülen yüzde 900’e varan fark, lojistik, komisyonculuk ve perakende marjlarının fiyat oluşumundaki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. Bu yapı, tüketici fiyatlarının yüksek kalmasına neden olurken üretici tarafında gelir erozyonuna işaret ediyor.