2026 yılına Borsa İstanbul genelinde esen güçlü ralli rüzgarıyla başlanırken, metal ve kablo sektörü temsilcileri SARKY ve MEGMT gibi kağıtlarda sert yukarı yönlü hareketler izlendi. Ancak ALVES yatırımcısı, şirketin arka arkaya açıkladığı dev iş anlaşmalarına ve güçlü stok pozisyonuna rağmen bu yükselişin uzağında kaldı. Piyasa profesyonellerine göre bu "negatif ayrışmanın" temelinde, operasyonel başarıdan ziyade sermaye piyasası yönetimindeki tercihler yatıyor.
Patron satışları güveni gölgeliyor
Şirketin pay piyasasında 2025 yılının son çeyreğinde yoğunlaşan ortak satışları, hisse üzerindeki satış baskısını kalıcı hale getirdi. Özellikle 2025 son çeyreğinde gerçekleşen bu işlemler, kurumsal yatırımcı nezdinde "patron iskontosu" algısını tetikledi. Yatırımcılar, şirketin Polatlı OSB gibi dev yatırımlara soyunduğu bir dönemde ana hissedarların pay azaltımına gitmesini, geleceğe yönelik risk iştahını frenleyen bir unsur olarak değerlendiriyor.

Finansal veriler ve ralli arasındaki uçurum
ALVES, 2026 yılı boyuna yayılacak bakır filmaşin satış sözleşmeleri ve altyapı projelerine yönelik iş anlaşmalarıyla aslında operasyonel olarak en güçlü dönemlerinden birini yaşıyor. Ancak bu başarılar, hisse fiyatına yansımak yerine sadece bilançodaki "stok" kalemini süslemekle yetiniyor. Şirketin yaklaşık 4 FD/FAVÖK çarpanı ile işlem görmesi, sektör ortalamasının oldukça altında kalarak derin bir değerleme uçurumu yaratıyor.
Sektörel makas açılıyor
Rakiplerin kapasite artışları ve küresel bakır fiyatlarındaki yükselişi arkasına alarak çarpanlarını yukarı taşıdığı bir konjonktürde, ALVES’in "ucuz" kalmaya devam etmesi piyasa tarafından bir fırsattan ziyade bir "risk primi" olarak görülüyor. Yatırımcıların en büyük eleştirisi ise şirketin düşük maliyetli bakır stokları sayesinde elde edeceği kârın, piyasadaki satış baskısı nedeniyle hisse değerine dönüşememesi üzerine yoğunlaşıyor.




