Altının geçen hafta yaklaşık 300 dolarlık kopuş rallisi göstermesi, piyasada 5.000 dolar eşiğini yeniden tartışmaya açtı. Catalyst Funds CIO’su ve kurucu ortağı David Miller, fiyatın önceki zirvelerine dönmesinin hızlı olmayabileceğini, ancak 5.000 dolar seviyesinin iki ila iki buçuk yıllık ufukta yeniden görülebileceğini söyledi.
Miller, Kitco News’e verdiği röportajda uzun vadeli altın tezinin üç ana dayanağını kalıcı kamu açıkları, enflasyon ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi olarak sıraladı. Ona göre bu unsurlar, geleneksel sabit getirili varlıkların satın alma gücünü koruma kapasitesini aşındırırken altına yönelik yapısal talebi destekliyor.
5.000 doların yeniden görülebileceğini düşünüyorum, ancak oraya dönmek iki ya da iki buçuk yıl sürebilir.
Merkez bankaları uzun vadeli tabanı güçlendiriyor
Altının önceki 5.000 dolar üzeri hareketinde düşen faizler, spekülatif yatırım talebi ve güçlü merkez bankası alımları birlikte etkili olmuştu. Miller, alımlardaki aciliyetin bir bölümünün gerilemesine rağmen, egemen kurumların dolar ağırlığını azaltma gerekçesinin ortadan kalkmadığını belirtti. Özellikle Çin’in uzun vadede önemli alıcılardan biri olmayı sürdüreceği görüşünde.
Bu çerçeve, altın piyasasında 5.000 dolar ve üzerindeki tahminlerin tek bir kurumla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Endeks24’ün UBS’nin 5.200 dolar hedefini ele aldığı haberde, bankanın Mart 2027 için 5.000 dolar, Haziran 2027 için 5.200 dolar öngördüğü aktarılmıştı. UBS’nin patikası Miller’dan daha kısa bir zaman ufkuna dayanırken, iki görüşün ortak noktası merkez bankası talebinin kalıcılığı.
| GÖRÜŞ | HEDEF | TAKVİM |
|---|---|---|
| David Miller | 5.000 $ | Yaklaşık 2-2,5 yıl |
| UBS | 5.000 $ | Mart 2027 |
| UBS | 5.200 $ | Haziran 2027 |
Enflasyon ve tahvil getirileri altın tezini besliyor
Miller’ın değerlendirmesinde kamu borcu ve enflasyon ilişkisi ikinci temel ekseni oluşturuyor. Hükümetlerin yüksek borç yüklerini enflasyonla reel olarak küçültme, güçlü verimlilik artışıyla büyüme veya harcama kesintileriyle dengeleme seçenekleri bulunduğunu belirten Miller, yapay zeka kaynaklı üretkenlik artışının enflasyon baskısının bir bölümünü dengeleyebileceğini söyledi.
Fed’in yüzde 2 hedefi yerine enflasyonun yüzde 3 civarında kalmasının, nominal büyüme yeterince güçlü olduğu sürece tek başına uzun vadeli bir sorun yaratmayabileceğini savunan Miller, tahvil yatırımcısı açısından asıl hesabın vergi ve enflasyon sonrasındaki reel getiri olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, fiyat üretmeyen fiziksel altın ile gelir sağlayan sabit getirili varlıklar arasındaki tercih sorununu öne çıkarıyor.
Miller’ın yönettiği Strategy Shares Gold Enhanced Yield ETF de bu ikileme dayanıyor. Fon, altına bağlı fiyat maruziyetini yatırım yapılabilir seviyedeki şirket tahvillerinden elde edilen gelirle birleştirmeyi amaçlıyor. Miller’a göre bu yapı, altının enflasyona karşı koruma özelliğini gelir üreten bir sabit getirili bileşenle aynı portföyde buluşturuyor.
Altının 5.000 dolara dönüş patikası açısından kısa vadeli fiyat hareketinden çok merkez bankalarının alım temposu, ABD bütçe açıklarının seyri ve reel getirilerin yönü belirleyici olacak. Miller’ın tahmini bir zaman hedefi içeriyor, ancak fiyatın bu seviyeye doğrusal bir yükselişle ulaşacağına ilişkin bir öngörü sunmuyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





