Kuveyt füze ve İHA saldırısıyla sarsıldı, ateşkes yeniden kırıldı
Kuveyt füze ve İHA saldırısıyla sarsıldı, ateşkes yeniden kırıldı
İçeriği Görüntüle

ABD ve İran, ateşkesi uzatmak ve İran'ın nükleer programına yönelik müzakereleri başlatmak için 60 günlük bir mutabakat üzerinde anlaşmaya vardı. Axios'un Perşembe günü iki ABD yetkilisine dayandırdığı habere göre, Başkan Donald Trump'ın anlaşmaya hâlâ nihai onayı vermesi gerekiyor. Mutabakat, doğrudan müzakere takvimini değil, müzakerelerin başlaması için gereken zaman ve güven zeminini tanımlıyor. Onay süreci tamamlanmadan adımın bağlayıcılık kazanmadığı, sürecin kırılgan bir eşikte durduğu anlamına geliyor.

Tarihsel zemin ne söylüyor

Benzer bir müzakere mimarisi 2015'te yaşanmıştı. O dönem imzalanan nükleer anlaşma, İran petrolünün küresel arza geri dönüşü beklentisiyle Brent fiyatlarında aşağı yönlü baskı yaratmış, petrol ithalatçısı ekonomiler için maliyet tarafında rahatlama sinyali vermişti. 2018'deki çekilme ise süreci tersine çevirmiş, jeopolitik risk primini yeniden fiyatlamaya sokmuştu. Bu kez mutabakatın bir onay aşamasına bağlı kalması, 2015'teki nispeten net çözüme kıyasla belirsizlik katsayısını yüksek tutuyor; piyasalar genellikle bu tür koşullu adımları temkinli karşılıyor.

Piyasa etkisi nasıl okunuyor

Mutabakatın doğrulanması ve onaylanması halinde, jeopolitik risk priminin gevşemesiyle Brent tarafında aşağı yönlü bir eğilim gündeme gelebilir. Petrol fiyatlarındaki olası bir geri çekilme, net enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye için cari açık görünümü ve ithalat faturası açısından dolaylı olumlu bir köprü oluşturuyor. Ancak Trump onayının belirsizliğini koruması, bu senaryonun fiyatlanmasını şimdilik sınırlıyor; gelişmenin enerji maliyetleri ve risk iştahı kanalıyla etkisi izleniyor.