Dört ayrı kaynağın Reuters'e aktardığı bilgiye göre ABD ve İran, ateşkesi 60 gün daha uzatacak ve Hürmüz Boğazı üzerindeki nakliye kısıtlamalarını kaldıracak bir çerçeve anlaşmasında uzlaşıya vardı. Trump anlaşmayı henüz onaylamadı; İran devlet medyası da metnin kesinleşmediğini belirtti. Savaşın başladığı 28 Şubat 2026'dan bu yana tarafların bu denli kapsamlı bir çerçevede buluşması, üç aylık krizin en somut diplomatik kırılma noktasına işaret ediyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, "Henüz orada değiliz ama çok yakınız" diyerek müzakere sürecine güvenini dile getirdi. Anlaşma, Hürmüz Boğazı üzerinden sınırsız nakliyeyi güvence altına alacak; ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukayı ve İran petrol satışlarına yönelik bazı yaptırımları kaldırmasını da kapsayacak. Müzakerecilere İran'ın nükleer programı gibi daha karmaşık konuları masaya yatırmaları için 60 günlük süre tanınacak.
Ateşkes kırılgan, masa sürüyor
Barış beklentileriyle düşüş gösteren petrol kontratları, ABD'nin Güney İran'daki operasyonları ve İsrail'in Hizbullah'a yönelik saldırılarıyla yeniden sert yükselişe geçti. ABD Merkez Komutanlığı, güçlerinin beş İran insansız hava aracını düşürdüğünü ve Bandar Abbas'taki bir yer kontrol istasyonunu vurduğunu; tüm hamlelerin savunma amaçlı olduğunu ve ateşkesi sürdürmeyi hedeflediğini açıkladı. İran Devrim Muhafızları Kolordusu ise saldırıdan sorumlu tuttuğu ABD üssünü hedef aldığını, tekrarın "daha kararlı bir tepkiye" yol açacağını duyurdu.
Bu haftaki ikinci alevlenme, bölgede kutlanan Kurban Bayramı'na denk geldi. Pakistan'ın arabuluculuk üstlendiği görüşmelerde Dışişleri Bakanı Ishaq Dar'ın ABD ile temas kuracağı bildirilirken Rubio'nun Washington temaslarının önemi henüz netleşmedi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı konusunda anlaşma sağlanma ihtimalini yüzde 70 olarak değerlendiriyor; boğazdan geçiş sigortalarının maliyetinin ciddi biçimde arttığı ve İran'ın geçiş ücreti uygulayıp uygulamayacağının ise hâlâ belirsizliğini koruduğu belirtiliyor.
Boğaz trafiği yüzde 88 geriledi
Savaşın başladığı Şubat 2026 sonundan bu yana boğazdaki ortalama günlük geçiş sayısı yüzde 88 düştü. Kriz öncesinde günde yaklaşık 70 gemi ham petrol, yakıt ve LNG taşıyarak küresel arzın beşte birini hareket ettirirken, Orta Doğu petrol ihracatı Kpler verilerine göre aylık 75 milyon tondan 36 milyon tona geriledi. BAE devlet enerji şirketi ADNOC'un üst yöneticisi, çatışmalar bugün sona erse bile tam petrol akışının 2027'nin birinci ya da ikinci çeyreğinden önce normale dönmeyeceğini açıkladı. Fitch Solutions bünyesindeki BMI ise savaş sonrası normalleşmenin 6 ila 8 haftaya yayılacağını öngörerek 2026 yılı Brent tahminini 90 dolara revize etti.
2015 Viyana nükleer müzakerelerinde ateşkes sonrası petrol arzındaki normalleşme sekiz ila on iki ayı bulmuştu; o süreçte altyapı hasarı gündemin dışındaydı. Bu kez Körfez'deki zarar gören enerji altyapısının onarım süreci denklemi belirgin biçimde karmaşıklaştırıyor. Bir anahtar çevirme metaforuyla değil; sigortaların yeniden fiyatlaması, mahsur tankerlerin rotalandırılması ve üretimin kademeli artışıyla ölçülecek bir normalleşme söz konusu.
Brent bugün 91,73 dolara indi
Brent petrolün varili 29 Mayıs günü içinde yüzde 1,05 gerileyerek 91,73 dolara indi. Nisan sonunda 120,60 doları test eden gösterge fiyat, ateşkes beklentilerinin güçlendiği son beş günde yaklaşık 29 dolar, yüzde 24 oranında değer yitirdi. Çatışmaların başladığı Şubat 2026'dan bu yana yaklaşık yüzde 50 yükselen Brent, barış sinyalleriyle 24 Nisan'dan bu yana ilk kez geçen hafta 100 doların altını gördü; düşüş bugün de derinleşti. EIA'nın Mayıs 2026 Kısa Dönem Enerji Görünümü'ne göre yıl geneli Brent ortalaması 94,85 dolar olarak öngörülüyor.
Türkiye için iki yönlü etki
Türkiye'nin Mart 2026 cari işlemler açığı 9,672 milyar dolara çıktı; altın ve enerji hariç açık 3,886 milyar dolarla kaldı. Fark, enerji faturasının dış denge üzerindeki yapısal ağırlığını gösteriyor. TCMB'nin 2026 birinci Enflasyon Raporu'ndaki 58,8 dolarlık Brent varsayımına karşın petrolün bu rakamın çok üzerinde seyretmesi, Türkiye'nin enerji faturasına yıllık 35 ila 40 milyar dolar ek yük bindirdiği hesaplanıyor. TCMB araştırmacılarının modellemesine göre ham petrol fiyatlarında yüzde 10'luk artış tüketici enflasyonunu nihai olarak 1 puan yükseltirken bu etkinin yarısından fazlası ilk üç ayda gerçekleşiyor.
Brent'in 90 dolar altında kalıcılaşması, dezenflasyon patikasını ve cari denge görünümünü belirgin biçimde iyileştirebilecek bir katalist olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya yansıması da başladı; 28 Mayıs itibarıyla benzinde litre başına 82 kuruş indirim uygulamaya girdi. Kalıcı barışın sağlanıp sağlanamayacağı, Trump'ın onayı ve İran'ın son tutumu piyasalar tarafından kritik eşik olarak izleniyor.




