ABD ile İran arasında yaklaşık dört ay süren çatışmaları sona erdiren İslamabad Mutabakatı'nın imzalanmasının ardından akıllardaki soru sade, yanıtı çetin: Bu savaştan kim kârlı çıktı? New York Times'ın derlediği uzman görüşlerine göre net bir kazanan yok. Silahlar sustu ama tarafları savaşa iten temel sorunların büyük bölümü çözülmeden masada duruyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat'ta İran'a yönelik askeri operasyonu başlatırken hedefini Ortadoğu'yu dönüştürmek ve Tahran'dan kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırmak olarak tanımlamıştı. Washington'ın açık amaçları arasında İran'ın nükleer programını tamamen sonlandırmak, balistik füze altyapısını yok etmek ve Hizbullah benzeri bölgesel vekil güçlerin finansmanını kesmek vardı. Yaklaşık 107 günün sonunda imzalanan mutabakat ise bu hedeflerin çok azına dokundu.
Uzun savaşın sonunda büyük değişim yok
New York Times yazarı Neil MacFarquhar'ın analizinde görüşlerine başvurulan uzmanların ortak saptaması, ortaya çıkan tablonun beklentilerin gerisinde kaldığı yönünde. Washington merkezli Center for Strategic and International Studies (CSIS) bünyesindeki Ortadoğu uzmanı Paul Salem, ABD'nin İran üzerindeki en güçlü baskı araçlarından birini yitirdiğini savunuyor.
Bu kadar uzun ve yıkıcı bir savaşın sonunda ortaya çıkan anlaşma, büyük ölçüde somut sonuç üretmeyen bir mutabakat görünümünde.
Paul Salem · CSIS Ortadoğu uzmanıAnalize göre savaşın bölgedeki güç dengelerini bir miktar değiştirmesine karşın İran'ın nükleer programı, füze kapasitesi, vekil güçleri ve İsrail ile süren rekabeti gibi başlıkların büyük bölümü çözülmeden varlığını koruyor. İmzalanan metin, İran'ın füze programını ve direniş gruplarına verdiği desteği nihai müzakere gündeminin dışında bırakıyor.
Savaştan mutabakata uzanan süreç
İran ne kazandı, ABD ne kaybetti
Mutabakatın ekonomik boyutu, İran açısından somut kazanımlar içeriyor. Anlaşmayla ülkenin petrol ihracatına yönelik yaptırımlar askıya alındı, dondurulmuş fonların serbest bırakılması gündeme geldi ve Tahran nükleer statüsünü büyük ölçüde koruyarak masadan kalktı. Buna karşılık ABD, savaşa girerken ilan ettiği uranyum zenginleştirmeyi sıfırlama ve füze altyapısını yok etme hedeflerine ulaşamadı.
Anlaşmanın hemen ardından bazı Amerikalı yetkililerin ve basının, bu kadar uzun süren bir savaşın neden yapıldığı sorusunu gündeme taşıması, mutabakatın Washington'da yarattığı rahatsızlığı gösteriyor. Müzakerelerin dışında kalan İsrail tarafında ise sürecin kayıp olarak değerlendirildiği yorumları öne çıkıyor.
Önümüzdeki tabloyu 60 günlük bir müzakere takvimi belirleyecek. Uzmanlara göre İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışma riski, İran'ın füze ve nükleer kapasitesi ve bölgesel vekil güçler denklemi sürdükçe, ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi belirsizliğini koruyor. Silahların susması, bölgede istikrarın sağlandığı anlamına gelmiyor.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





