Geleneksel yatırım araçlarının sınırlı getiri sunduğu 2026 yılının ilk çeyreğinde, yerli ve küresel sermaye akışları riskli varlıklar arasında belirgin bir ayrışmaya imza atıyor. Borsa İstanbul, negatif reel faiz ortamında yerli yatırımcının enflasyondan korunma kalesi olma özelliğini sürdürerek rekor üstüne rekor kırıyor. Öte yandan, önceki döngülerde borsayla paralel hareket eden kripto varlık ekosistemi, bu kez her projenin yükselmediği, daha çok "akıllı para" odaklı bir bekleyiş içerisinde bulunuyor.

Kriptoda iki katmanlı yapı ve regülasyon etkisi

Kripto piyasasında artık her token’ın yükseldiği kontrolsüz büyüme döneminin yerini, altyapısı güçlü ve gerçek kullanım alanı sunan projelerin aldığı bir yapıya bıraktığı görülüyor. Bitcoin, 98.450 dolar seviyesindeki seyriyle kurumsal portföylerde "dijital altın" statüsünü pekiştirirken, altcoinlerde likidite daralmasının yarattığı baskı hissediliyor. Küresel merkez bankalarının faiz indirimlerine başlaması kripto tarafında bir ivme beklentisi yaratsa da, yatırımcıların bu döngüde çok daha seçici hareket ettiği gözlemleniyor.

Yatırımcı psikolojisi ve reel getiri arayışı

Türkiye özelinde borsa tarafındaki coşku, yatırımcıların risk toleransının arttığını kanıtlıyor. Ancak kripto tarafında hakim olan sessiz bekleyiş, piyasanın olgunlaşma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Dünyada netleşen regülasyonlar kurumsal katılımı artırırken, yerel piyasada yatırımcılar "kolay para" peşinde koşmak yerine; zincir üstü verilerle desteklenmiş, sürdürülebilir projeleri radarında tutuyor.

Piyasa sabırsızı değil stratejiyi ödüllendiriyor

Uzmanlar, BİST’in rekor tazelediği bu dönemde kriptonun yatay seyretmesini bir "fırtına öncesi sessizlik" olarak değil, bir pazar dönüşümü olarak yorumluyor. Yapay zeka destekli DeFi uygulamaları ve kurumsal saklama çözümlerinin artması, kripto varlıkların finansal altyapının alternatif bir katmanı olmaya aday olduğunu gösteriyor. Mevcut tabloda kazananın sadece hızlı koşanlar değil, yönü doğru okuyan ve sabırla bekleyen stratejik yatırımcılar olacağı öngörülüyor.

Riskli varlıklar arasındaki bu getiri korelasyonunu makro likidite modelleriyle rasyonalize eden modellerimiz, sermaye rotasındaki yeni denge noktalarını şu şekilde işaret ediyor:

ANALİZ:

Borsa İstanbul'daki %25'lik yılbaşından bu yana ralli, yerli yatırımcının likiditeyi hisse senetlerinde konsolide etme isteğini yansıtırken; kripto tarafındaki "sabır" modu, sermayenin kaliteye yöneldiğini kanıtlamaktadır. Bitcoin’in 98.450 dolar seviyesindeki direnci, küresel piyasalarda likidite genişlemesinin tam olarak fiyatlara sirayet etmediğini gösteriyor.

ENDEKS24 Analiz Masası olarak gerçekleştirdiğimiz zincir üstü (on-chain) veri incelemeleri, kurumsal girişlerin stabil kalmasına rağmen perakende yatırımcı tarafında henüz bir "FOMO" tetiklenmesi yaşanmadığına işaret etmektedir. Bu durum, borsada 14.850 puanlık kritik dirence yaklaşıldığında gerçekleşebilecek olası bir kâr realizasyonunun, bir sonraki aşamada "seçili" kripto projelere kayabileceği bir likidite transferi potansiyeli yaratmaktadır. Yatırımcıların bu evrede spekülatif altcoinlerden ziyade, Layer-1 projeleri ve kurumsal adaptasyonu yüksek varlıklarda konumlanması, risk ve fırsat dengesi açısından metodolojik olarak daha güvenli bir bölgeyi temsil etmektedir.

Japon yeni dolar karşısında haftaya değer kaybıyla başladı
Japon yeni dolar karşısında haftaya değer kaybıyla başladı
İçeriği Görüntüle

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Hisse senedi ve kripto varlık korelasyonunda likidite transferi döngüsü

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.