Wall Street'te "yazılım kıyameti" olarak adlandırılan ve Nasdaq bünyesindeki yazılım şirketlerinin 2002'den bu yana en kötü performansını sergilediği süreç, Borsa İstanbul'daki teknoloji paylarına sirayet ediyor. BİST 100 endeksi 13.876,21 seviyesinde dengelenme çabası gösterirken, küresel teknoloji fonlarının portföy boşaltma stratejileri yerli teknoloji şirketlerinin çarpanlarını yeniden sorgulatıyor.
Küresel çarpan baskısı ve yerli teknoloji
ABD'li yazılım devlerindeki erime, sadece bir fiyat hareketi değil, aynı zamanda küresel bazda yazılım sektörüne biçilen değerleme metodolojisinin değişimi olarak okunuyor. Yapay zekanın geleneksel yazılım gelirlerini tehdit etmeye başlaması, Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren ve dış pazara iş yapan yerli yazılım evleri için "ihracat ve sürdürülebilirlik" risklerini gündeme getiriyor. Özellikle yüksek F/K oranlarıyla işlem gören yerli teknoloji şirketleri, global satış dalgasının getirdiği risk priminden doğrudan etkileniyor.
Sektörel ayrışma ve likidite akışları
Yatırımcıların ABD'de teknoloji hisselerinden enerji ve sanayi gibi "değer" sektörlerine yönelmesi, BİST içerisinde de benzer bir rotasyonu tetikleme potansiyeli taşıyor. Analistler, Wall Street'teki dip arayışı sonuçlanana kadar yerli teknoloji endeksinde temkinli bir seyrin hakim olacağını, ancak operasyonel karlılığı yüksek ve yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmiş yerli şirketlerin bu süreçten pozitif ayrışabileceğini öngörüyor.
Wall Street merkezli yazılım sarsıntısını küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
Wall Street merkezli yazılım sarsıntısını küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ABD yazılım sektöründeki "yazılım kıyameti" fiyatlaması, Borsa İstanbul teknoloji payları (XTEK) üzerinde doğrudan bir korelasyondan ziyade, bir "değerleme tavanı" etkisi yaratmaktadır. Endeks24 Analiz Masası tarafından uygulanan çarpan modellemeleri, küresel devlerin (Salesforce, Microsoft vb.) F/K ve FD/FAVÖK rasyolarındaki daralmanın, yerli yazılım şirketlerinin yurt dışı fon arzını kısıtlayabileceğini göstermektedir.
Buna karşın, Türkiye'deki teknoloji ekosisteminin daha çok "servis ve entegrasyon" odaklı olması, yerli şirketleri yapay zekanın "yaratıcı yıkım" etkisinden kısa vadede koruyabilir. Ancak, global risk primindeki (CDS) yükseliş ve teknoloji hisselerinden kaçış eğilimi, BİST 100 içindeki teknoloji ağırlıklı portföylerde likidite baskısı yaratmaktadır. 2026 projeksiyonlarımızda, yerli yazılım şirketlerinin değer kazanması için artık sadece "büyüme" değil, "yapay zeka verimlilik marjı" sunmaları bir zorunluluk haline gelmiştir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Küresel yazılım sarsıntısının yerli teknoloji payları üzerindeki çarpan baskısı
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.




