ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını engelleme konusunda yetersiz bulduğu Türkiye için yüzde 12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Karar, kurumun Section 301 kapsamında 60 ekonomiyi mercek altına aldığı soruşturmanın sonucunda geldi.

USTR, zorla çalıştırma ürünlerinin ithalatının yasaklanması ve bu yasağın fiilen uygulanmasına yönelik incelemesini tamamladı. 60 ülkeyi kapsayan süreçte kurum, ele aldığı ekonomilerin uygulama ve politikalarını "makul olmadığı" değerlendirmesiyle nitelendirdi. USTR'ye göre bu ülkelerin yaklaşımları ABD ticaretini kısıtlıyor ya da ek yük doğuruyor.

54 ülke yasak ve uygulamada yetersiz bulundu

Açıklamada, Türkiye'nin de aralarında olduğu 54 ekonominin zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin ithalatını yasaklamada ve bu yasağı etkin biçimde hayata geçirmede başarısız olduğu vurgulandı. Aynı grupta Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Birleşik Krallık, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Brezilya, Avustralya, Norveç ve İsviçre gibi ülkeler de yer aldı. Listenin geniş tutulması, soruşturmanın yalnızca belirli ekonomilere değil, küresel ticaretin önemli bir bölümüne dokunduğunu gösteriyor.

İki kademeli ek vergi önerisi

Almanya emeklilikte acı reçeteyi masaya koydu
Almanya emeklilikte acı reçeteyi masaya koydu
İçeriği Görüntüle

USTR, söz konusu ülkelerden ithal edilen tüm ürünlere ek ad valorem gümrük vergisi getirilmesini tavsiye etti. Buna karşın oran her ülke için aynı değil. Zorla çalıştırma ürünlerine yönelik yasağı uygulayan ancak yeterli görülmeyen Kanada, Ekvador, Avrupa Birliği, Endonezya, Meksika ve Pakistan için ek verginin yüzde 10 olması önerildi.

Türkiye'nin de dahil edildiği, hem yasaklama hem de uygulama tarafında yetersiz bulunan ülkeler içinse önerilen oran yüzde 12,5 olarak belirlendi. Bu ayrım, kurumun ülkeleri attığı somut adımlara göre kademelendirdiğini ortaya koyuyor.

Öneri şu aşamada bir tavsiye niteliği taşıyor; nihai kararın yürürlüğe girmesi için ABD yönetiminin onayı gerekiyor. Türkiye'nin ihracatçı sektörleri açısından sürecin bundan sonraki seyri yakından izlenecek.