Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Riyad’da düzenlenen World Defense Show kapsamında Türkiye’nin savunma vizyonuna dair kritik açıklamalarda bulundu. KAAN projesinin sadece bir platform değil, çok katmanlı bir ekosistem olduğunu vurgulayan Demiroğlu, Suudi Arabistan ile yürütülen görüşmelerin hükümetler arası bir mutabakat seviyesine ulaştığını ifade etti.
Sürecin Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda ilerlediğini kaydeden Demiroğlu, iş birliği modelinin ülkelerin altyapılarına ve talep ettikleri adetlere göre şekilleneceğini belirtti. Masada doğrudan satın alım seçeneğinin yanı sıra projenin üretim aşamalarına en üst seviyeden dahil olunması gibi stratejik opsiyonlar da bulunuyor.
Üretim modelleri ve adet projeksiyonları
Savunma sanayii çevrelerinde konuşulan adetlerin 20 ile 100 arasında değiştiğine dikkat çeken Demiroğlu, nihai montaj hattının kurulması için yüksek hacimli siparişlerin fizibilite açısından şart olduğunu söyledi. 3-5 adetlik bir alımın ötesinde, Suudi Arabistan’da bir üretim merkezi kurulması ihtimali, projenin bölgesel bir güç çarpanına dönüşmesi anlamını taşıyor.
GÖKBEY Genel Maksat Helikopteri’ne yönelik ilginin de hem askeri hem de sivil alanlarda yoğunlaştığını aktaran Genel Müdür, TUSAŞ’ın Riyad ofisinin birkaç ay içinde faaliyete geçeceğini müjdeledi. Bu ofis, sadece Suudi Arabistan pazarına değil, tüm bölge ülkelerine hizmet verecek stratejik bir merkez olarak konumlanacak.
Savunma sanayiinde ölçek ekonomisi ve stratejik derinlik
KAAN projesinin birim maliyetlerinin düşürülmesi ve Körfez sermayesinin teknoloji transferi üzerinden sürece dahil edilmesi, Türkiye’nin savunma ihracatında yeni bir finansal hacim yaratıyor. Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile entegre edilecek bir üretim modeli, Borsa İstanbul’da işlem gören savunma yan sanayii paydaşları için 2027 ve sonrası dönemde sürdürülebilir bir sipariş akışı anlamına geliyor.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
TUSAŞ’ın Suudi Arabistan hamlesi, KAAN projesinin Ar-Ge maliyetlerinin amortisman sürecini hızlandıracak devasa bir finansal kaldıraç potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ile planlanan 20 ile 100 adetlik geniş ölçekli iş birliği, sadece doğrudan gelir değil, aynı zamanda savunma sanayiinde "ölçek ekonomisi" yaratarak Türkiye’nin birim maliyet avantajını konsolide edecektir. Bu gelişme, borsada işlem gören ASELSAN gibi kritik sistem sağlayıcıların uzun vadeli iş yükü projeksiyonlarını yukarı yönlü revize etmelerine neden olabilir. Riyad’da açılacak ofis ise satış sonrası hizmetler ve lojistik ağ üzerinden döviz bazlı hizmet geliri yaratma kapasitesini artıracaktır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Tusaş körfez açılımı ve savunma sanayii çarpan etkisi
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.



