Riyad'da gerçekleştirilen üst düzey temaslarda Türkiye ile Suudi Arabistan, ulaştırma ve lojistik alanındaki iş birliğini hukuki bir zemine oturttu; imzalanan iki mutabakat zaptı, lojistik merkezlerden demiryolu teknolojisine, insan kaynağından akıllı ulaşım sistemlerine uzanan geniş bir çerçeve sunuyor.
Bakan Uraloğlu, Suudi tarafla sürdürülen görüşmelerin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı Saleh bin Nasser Al-Jasser başkanlığındaki heyetle varılan uzlaşı, lojistik alanında teknik işbirliğini somutlaştırıyor. Taraflar, modern lojistik uygulamaları ve lojistik merkez yönetiminden edinilen birikimi ortak bir platform üzerinden aktarmayı planlıyor.
Demiryolu işbirliği teknolojiden eğitime uzanıyor
İki belgenin ikincisi demiryolu sektörünü kapsıyor. Uraloğlu'nun paylaştığı bilgilere göre teknoloji, altyapı, eğitim ve insan kaynağı alanlarında yürütülecek ortak çalışmalar kalıcı bir mekanizmaya bağlanacak. Dijitalleşme ve Akıllı Ulaşım Sistemleri de kapsam dahilinde; bu bileşenler, Türkiye'nin Umman ile geçen yıl imzaladığı demiryolu mutabakatında da yer almıştı.
Ulaştırma ve lojistik sektörlerinde bilgi ve tecrübe paylaşımını artıracak yeni bir süreci başlatıyoruz.
Bakan Uraloğlu · Riyad açıklamasıBölgesel ticaret koridoruna katkı
Ziyaret, Türkiye'nin son dönemde yoğunlaştırdığı Körfez diplomasisinin bir halkası. Bakan Uraloğlu, Riyad'da ayrıca Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndaki devam eden inşaat çalışmaları ile Laban Vadisi Köprüsü Projesi kapsamındaki üç yeni kablo askılı köprüyü yerinde inceledi. Anlaşmaların, Türk müteahhit ve lojistik şirketleri için Suudi altyapı yatırımlarına katılım kapısını genişletmesi öngörülüyor.
Uraloğlu, söz konusu adımların bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesine ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını vurgularken anlaşmaların iki ülke için hayırlı olmasını temenni etti. Türkiye'nin Körfez hattındaki altyapı varlığı son iki yılda Katar, BAE ve Umman mutabakatlarıyla da belirgin biçimde genişlemiş; Suudi Arabistan ile imzalanan bu çerçeve söz konusu örüntünün doğal bir uzantısı niteliği taşıyor.




