Türkiye'nin onlarca yıldır ihracatının belkemiğini oluşturan tekstil ve hazır giyim sanayisi, sessiz ama köklü bir adres değişikliği yaşıyor. Bir zamanlar Bursa, Denizli, Kahramanmaraş ve Gaziantep'te yoğunlaşan üretimin önemli bir bölümü son üç yılda sınırların ötesine, Mısır'a kaydı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre bugün Mısır'da üretim yapan Türk tekstil ve hazır giyim fabrikalarının sayısı 200'ü aştı; bu firmalar yaklaşık 100 bin Mısırlıya istihdam sağlıyor.
Kayışın tek bir nedeni yok, ama hepsi aynı yere çıkıyor: Türkiye'de üretim, rakip coğrafyalara göre pahalı hale geldi. Sektör temsilcilerine göre Türk hazır giyimi, yakın coğrafyalara kıyasla yaklaşık yüzde 40, uzak pazarlara kıyasla yüzde 60 daha maliyetli. Emek yoğun bir sektörde bu fark, sipariş veren küresel markalar için belirleyici oluyor.
Mısır'ı çeken üç güç
İlki işçilik. Mısır'da asgari ücret 2025 itibarıyla aylık 139 dolar dolayındayken, Türkiye'de bu rakamın dolar bazında kat kat üzerinde seyretmesi, dikiş gibi yoğun emek gerektiren süreçleri Nil kıyısına taşıyor. İkincisi enerji: elektrik ve doğal gazda Mısır'ın görece düşük maliyeti, boyama ve dokuma gibi enerji yutan aşamalarda avantaj sağlıyor. Üçüncüsü pazar erişimi. Mısır'ın ABD ile imzaladığı QIZ anlaşması belirli ürünlerin gümrüksüz ABD'ye girişine, Avrupa Birliği ve Türkiye ile serbest ticaret anlaşmaları ise düşük tarifeli ihracata kapı açıyor.
Süreç 2007'de imzalanan Türkiye-Mısır Serbest Ticaret Anlaşmasıyla ivme kazandı. DEİK Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer'in aktardığına göre, Mısır'ın yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatının yüzde 40 ila 50'si artık Türk yatırımcıların kontrolünde. LC Waikiki'nin öncülük ettiği dalgaya Eroğlu Holding, Şahinler Grubu, Yeşim Tekstil ve Küçükçalık gibi büyük gruplar katıldı.
Türkiye'de fatura ağır
Üretim taşınırken Türkiye'deki tablo sertleşti. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine dayanan sektör derlemelerine göre tekstil ve moda sektöründe 2022 sonundan bu yana 298 binin üzerinde istihdam kaybedildi; toplam çalışan sayısı 1,22 milyondan 923 bine geriledi. Yalnızca 2025'in ilk çeyreğinde 35 binden fazla kişi sektörden çıktı, iki yılda 4 binin üzerinde işyeri kapandı. Konkordato başvuruları da arttı; 2025'te yüzlerce tekstil şirketi bu yola başvurdu.
Bugün birçok üretici numune ve tasarımı Türkiye'de hazırlayıp asıl dikişi Nil kıyısında tamamlıyor; tezgahın adresi değişiyor, ipliğin kaynağı henüz değişmiyor.
İplik Türkiye'de, dikiş Mısır'da
Bu göç, Türkiye'yi tablodan tamamen silmiyor. Mısır'daki Türk fabrikalarının çoğu kumaş, iplik ve aksesuarı hâlâ Türkiye'den tedarik ediyor; birçok firma numune ve tasarımı Türkiye'de yapıp seri üretimi Mısır'a veriyor. Ancak bu denge ticaret rakamlarına da yansıdı: 2021'de Mısır karşısında 118 milyon dolarlık tekstil fazlası veren Türkiye, 2024'te 171 milyon dolarlık açığa geçti. İstanbul Sanayi Odası'nın 2025 İSO 500 araştırmasında tekstil ve hazır giyimin ağırlığının gerilemesi de aynı yapısal kaymanın bir başka göstergesi.
Geri dönüş tartışması
Mısır'daki maliyet avantajının sınırları da konuşuluyor. İş gücü veriminin düşüklüğü, kalifiye eleman ve kalite kontrol sorunları, zaman zaman gündeme gelen lojistik ve istikrar endişeleri bazı firmaları yeniden Türkiye'yi değerlendirmeye itiyor. Sektör temsilcileri; teşvik, finansman maliyeti ve kur politikasında atılacak adımların bu eğilimi belirleyeceğini söylüyor. Kısa vadede ise tablo net: maliyet farkı kapanmadıkça tezgahın yönü güneye dönük kalıyor.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.



