Doların küresel para birimleri karşısındaki gücü hafta başında iki ayrı kaynaktan besleniyor. Birincisi, Federal Rezerv'in faiz indirimi beklentilerini bir kenara bırakıp yeniden artırıma kapı aralayan sert duruşu. İkincisi, Orta Doğu'da henüz kırılgan bir ateşkese yaslanan ABD-İran sürecinin koruduğu tedirginlik. ABD ile İran'ın İsviçre'deki ilk görüşme turunu 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşma yol haritasıyla tamamlaması piyasalara umut taşısa da, doların yukarı yönlü zemini bozulmadı.
Görüşmelere arabuluculuk eden Katar ve Pakistan'ın ortak açıklamasına göre taraflar, sürece siyasi gözetim sağlayacak bir Üst Düzey Komite kurmak ve Hürmüz Boğazı'nda olası kazaları önlemek için bir iletişim hattı açmakta uzlaştı. Bu hat, 60 günlük dönemde ticari gemilerin güvenli geçişini hedefliyor.
Görüşme turu umut verdi, riskler masada kaldı
Tabloyu kırılgan kılan unsurlar yerinde duruyor. İran silahlı kuvvetleri, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını gerekçe göstererek boğazı kapattığını cumartesi günü ilan etti ve bunu olası karşılık adımlarının ilki diye niteledi. ABD ise iddiayı reddetti; Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın boğazı kontrol etmediğini, trafiğin aktığını ve cumartesi günü 55 ticari geminin geçtiğini açıkladı. Başkan Donald Trump'ın anlaşma sağlanmazsa bombardımanı yeniden başlatma ve boğazı "devralma" tehditleri ile Lübnan'da süren çatışmalar, piyasaların fiyatladığı risk primini canlı tutuyor.
Pek çok yatırımcının gözü Fed'de; politikanın nasıl değişeceği izleniyor. Dolar/yen tarafında yukarı yönlü baskının süreceğini düşünüyorum.
State Street, APAC döviz satışlarıFed dönüşü doların ana dayanağı
Doları asıl ayakta tutan etken para politikası. Fed, 17 Haziran toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu; ancak yeni Başkan Kevin Warsh yönetimindeki kurul, mart ayındaki indirim eğilimini terk edip faiz artırımına işaret eden bir nokta grafiği yayımladı. On sekiz yetkilinin on yedisi enflasyon risklerini yukarı yönlü gördü. Yükselen enerji fiyatlarının beslediği enflasyon endişesiyle piyasalar, ekim ayında bir faiz artırımını tam olarak fiyatlıyor. Faiz beklentilerine en duyarlı gösterge olan iki yıllık ABD tahvilinin getirisi de yüzde 4,2 dolayına, 2025 başından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Sterlin ve yen baskı altında
Güçlü dolar, başlıca para birimlerinde iz bıraktı. Sterlin, İngiltere'deki siyasi belirsizlikle yüzde 0,21 gerileyerek 1,3210 dolara indi; Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın ara seçimi kazanıp parlamentoya girmesi, Başbakan Keir Starmer'ın liderliğini tartışmaya açtı. Japon yeni dolar karşısında 161,55 seviyesine kadar zayıflayarak 1986'dan bu yana en düşük düzeyine yaklaştı; Japonya Maliye Bakanlığı sözlü müdahale sinyali verdi. Euro 1,1465 dolarda tutunurken, Avustralya ve Yeni Zelanda doları yatay seyretti.
Petrol yol haritasıyla geriledi
Anlaşma umudu enerji tarafında da hissedildi. Cuma kapanışında varil başına 81,49 dolar olan Brent ham petrol, yol haritası haberinin ardından pazartesi yüzde 1'in üzerinde gerileyerek 79 dolar dolayına indi; piyasa, kapanış ilanına rağmen boğazdan akışın sürdüğünü fiyatlıyor. Enerjide net ithalatçı konumundaki Türkiye için tablo iki yönlü: petroldeki gevşeme ithalat faturası ve enflasyon baskısı açısından olumlu okunsa da, faiz artırımına dönen Fed ve güçlenen doların gelişen ülke paraları üzerindeki baskısı tersine bir risk unsuru olmayı sürdürüyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




