ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanlığı için Rick Rieder ismini işaret etmesi ve Fed’in faiz kararı öncesi artan siyasi baskı, küresel piyasalarda "bağımsızlık" ve "enflasyon" riskini yeniden masaya yatırdı.
Beyaz Saray ve Fed hattında Rick Rieder fırtınası
Küresel finans piyasaları, 2026 yılının en kritik haftalarından birine girerken gözler Washington-Davos hattına çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın, mevcut Fed Başkanı Jay Powell’ın Mayıs ayında dolacak görev süresi için kimi aday göstereceği sorusu, BlackRock’ın dev ismi Rick Rieder ile yanıt bulmak üzere. Tahmin platformu Polymarket verilerine göre, Rieder’ın adaylık şansı %6 gibi marjinal bir seviyeden %47’ye fırlayarak zirveye yerleşti. Trump’ın daha önce favori gösterilen Kevin Hassett’i devre dışı bırakması, Wall Street ile yakın bağları olan Rieder ismini daha güçlü bir aday haline getirdi.
Piyasa oyuncuları, bu hamleyi sadece bir isim değişikliği olarak değil, Fed’in tarihsel özerkliğine yönelik bir yapısal müdahale girişimi olarak okuyor. Trump’ın, Powell ile faiz indirimleri konusundaki bitmek bilmeyen sürtüşmesi, yeni başkanın para politikasındaki ipleri tamamen Beyaz Saray’a devredip devretmeyeceği sorusunu beraberinde getiriyor.
Faiz kararı öncesi enflasyon ve tarife kıskacı
Fed’in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), Çarşamba günü Ocak ayının faiz kararını açıklayacak. Piyasa beklentisi faizlerin sabit tutulması yönünde olsa da, ekonomik veriler oldukça karmaşık bir tablo sunuyor. Kasım ayında %2,8 olarak açıklanan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyonu, %2'lik hedefin hâlâ üzerinde kalındığını gösteriyor.
Daha da kritiği, Fed’in yayınladığı son Beige Book (Bej Kitap) raporunda yer alan uyarılar. Rapora göre, Trump yönetiminin ilan ettiği gümrük tarifeleri, tedarik zinciri maliyetlerini yukarı çekerek yeni bir enflasyon dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Bu tablo, Trump’ın "agresif faiz indirimi" talepleriyle Fed’in "veriye dayalı ihtiyatlı duruşu" arasındaki uçurumu derinleştiriyor.

Big Tech ve küresel diplomaside hareketli hafta
Ekonomi gündemi sadece Fed ile sınırlı değil. ABD’de "Big Tech" olarak adlandırılan teknoloji devleri için bilanço haftası başladı. Apple, CEO Tim Cook sonrası geçiş dönemi ve Google ile yapılan yapay zekâ anlaşmasının detaylarıyla yatırımcıların radarında. Microsoft tarafında ise 141 milyar dolara ulaşan yıllık sermaye harcaması (CapEx) planları, kârlılık marjları üzerinde soru işaretleri yaratıyor. Elektrikli araç pazarında liderliği BYD’ye kaptıran Tesla ise Çarşamba günü açıklayacağı sonuçlarda otonom sürüş ve robotik devrimini bir "can simidi" olarak sunmaya hazırlanıyor.
Avrupa cephesinde ise İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın Pekin ziyareti izleniyor. Trump ile yaşanan diplomatik gerginliklerin ardından Çin ile ticaret ve yatırım köprülerini yeniden kurmak isteyen Starmer, "İngiltere-Çin ilişkilerindeki buz çağını" bitirmeyi hedefliyor. Finansal hizmetler ve göç kontrolü gibi kritik başlıkların ele alınacağı bu ziyaret, jeopolitik risklerin piyasa fiyatlamasındaki ağırlığını artırıyor.
Fed Bağımsızlığı ve 2026 Küresel Risk Analizi
Trump Dönemi Para Politikası, Enflasyon ve Big Tech Projeksiyonu
Trump'ın Rick Rieder ismini işaret etmesiyle, adaylık şansı %6'dan %47'ye fırladı. Bu hamle, Wall Street ile Beyaz Saray arasında yeni bir "uyum" döneminin işareti olarak yorumlanıyor.
Adaylık Olasılık Değişimi
"Piyasa bu hamleyi sadece isim değişikliği değil, yapısal müdahale girişimi olarak okuyor."
Bej Kitap Uyarısı: Tarife Riski
%15 Marj Daralması Riski
- Microsoft: 141 Milyar $ CapEx planı.
- Tesla: Otonom sürüş "can simidi" arayışı.
- Apple: Cook sonrası geçiş ve AI anlaşmaları.
-
ABD 10 Yıllık Tahvilleri %4,50 üzerindeki kalıcılık, yüksek çarpanlı hisseleri baskılar.
-
Doların Rezerv Para Statüsü Fed üzerindeki siyasi baskı, güven tartışmalarını 2026 boyu diri tutacak.
-
Yapay Zekâ (AI) ROI Hızı Yatırım geri dönüşünün enerji maliyetlerinin altında kalma riski.
ANALİZ:
Endeks24 analistlerinin çarpan analizi (F/K, PD/DD) ve İndirgenmiş Nakit Akımları (İNA) modellemelerine göre, Fed başkanlığına siyasi olarak daha "uyumlu" bir ismin gelmesi, kısa vadede piyasada likidite coşkusu yaratsa da, orta vadede ABD tahvil getirilerinde "risk primi" artışına neden olabilir. Özellikle 10 yıllık tahvil faizlerinin %4,50 üzerindeki kalıcılığı, hisse senedi piyasalarındaki yüksek çarpanları (Big Tech grubunda ortalama 32x F/K) baskılama kapasitesine sahiptir.
Analiz Masası'na göre, Rick Rieder ismi Wall Street için bir "denge unsuru" gibi görünse de, Trump'ın para politikası üzerindeki hakimiyet kurma arzusu, doların rezerv para statüsü üzerindeki güven tartışmalarını 2026 boyunca diri tutacaktır. Kurumumuz, Çarşamba günkü Fed açıklamasında "tarife kaynaklı maliyet baskısı" ifadesinin kullanılıp kullanılmayacağını bir numaralı risk göstergesi olarak takip etmektedir.
Hisse senedi piyasalarında, Big Tech grubunun 2026 projeksiyonlarında marj daralması riski %15 olarak hesaplanmaktadır. Özellikle yapay zekâ yatırımlarının geri dönüş hızının, artan enerji ve bellek maliyetlerinin altında kalması, teknoloji endekslerinde sert bir düzeltme (correction) ihtimalini diri tutmaktadır.
ENDEKS24 Analiz Masası
Trump dönemi para politikası ve piyasa projeksiyonuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Veriler rasyonel analiz ve projeksiyonlar temelinde hazırlanmıştır.




