İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran "uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasını kolaylaştırma" soruşturmasında kritik bir gelişme yaşandı. 29 Aralık 2025 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderilen FLO Mağazacılık ortağı Mahmut Uğur Ziylan, 10 Mart 2026 itibarıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak bu tahliye kararı, halka arz takvimini işleten kurum üzerindeki "etik sermaye" baskısını hafifletmeye yetmedi.
Kurumsal yönetim zafiyeti yatırımcı takibinde
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) standartları gereği halka arz öncesi "yönetim kurulu yetkinliği" ve "ortaklık yapısının güvenilirliği" kriterleri hayati önem taşıyor. Ziylan’ın yaş gününe cezaevinde girmesine neden olan ağır suçlamalar, FLO’nun kurumsal itibar yönetimi stratejilerinde ciddi bir gedik açtı. Endeks24 uzmanları, halka arza hazırlanan bir kurumun üst düzey ortağının bu tip "yüz kızartıcı" bir dosya ile anılmasının, yabancı yatırımcı nezdinde "Yönetişim (Governance)" notunu aşağı çektiğine dikkat çekiyor.
Aile anayasası ve ortaklık krizi
Soruşturmanın ardından aile içinde derin bir çatlağın oluştuğu ve ağabey Mehmet Ziylan’ın, markanın ismini bu tip suçlamalarla ilişkilendiren kardeşi Mahmut Uğur Ziylan’a karşı kurumsal mesafeyi artırma kararı aldığı iddia ediliyor. Halka arz aşamasındaki bir devin, bu denli büyük bir kişisel skandalı "kurumsal risk" kategorisinde nasıl raporlayacağı ve yatırımcı izahnamesine nasıl yansıtacağı ise merak konusu.




