Avrupa kıtası, enerji maliyetlerindeki artış ve transatlantik ilişkilerde yükselen tansiyonun ortasında stratejik bir enerji hamlesine imza attı. Pazartesi günü düzenlenen Kuzey Denizi Zirvesi'nde İngiltere, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda ve Norveç; ortak ekonomik sularda 100 gigavat (GW) kapasiteli açık deniz rüzgar enerjisi ağı geliştirmek üzere mutabakata vardı. Bu hamle, 50 milyondan fazla hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak bir ölçeğe sahip.

Enerji bağımsızlığında yeni safha

Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Rus gazından kopan Avrupa, bu boşluğu büyük oranda ABD kaynaklı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ile doldurmuştu. Ancak 2025 yılı verilerine göre, AB ve İngiltere'nin LNG ithalatının %57'sini oluşturan ABD gazına olan bu yoğun bağımlılık, Washington'daki siyasi değişimle birlikte bir risk unsuru haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın "enerji egemenliği" vurgusu ve Grönland üzerinden yaşanan diplomatik gerilimler, Avrupalı liderleri yerli kaynaklara yönelmeye zorluyor.

STRATEJİK ÖZET • KUZEY DENİZİ ENERJİ KORİDORU ANALİZİ 27 OCAK 2026 | 20:31

ENDEKS24 TERMİNAL

Enerji Jeopolitiği Raporu

KUZEY DENİZİ KAPASİTE HEDEFİ (GW)

STRATEJİK YATIRIM MATRİSİ

PARAMETRE
DEĞER
DURUM
Kamu Yatırımı (2030)
9,5 Milyar €
TAAHHÜT
Ekonomik Aktivite
1 Trilyon €
POTANSİYEL
Maliyet Düşüş Hedefi
-%30
STRATEJİK
Beslenecek Hane
143 Milyon
KRİTİK

📌 OPERASYONEL ÖZET

  • Enerji Arbitrajı: 10 ülke arasındaki çift yönlü kablo ağları, rüzgarın gücüne göre kıta genelinde enerji fiyatlarını dengeleyecektir.
  • LNG Dekuplajı: ABD kaynaklı LNG'ye olan bağımlılığın %57 olması, Washington'daki siyasi belirsizlik karşısında yerli rüzgarı "güvenlik" unsuru yapıyor.
  • Ekipman Fırsatı: Trump'ın ABD'deki offshore projelerini durdurması (örn. Ørsted), küresel türbin ve mühendislik maliyetlerini Avrupa lehine düşürebilir.

🎯 ENERJİ EGEMENLİK ENDEKSİ

STRATEJİK BAĞIMSIZLIK ARTIŞI
DIŞA BAĞIMLITAM EGEMEN
ANALİZ MASASI: Avrupa'nın bu hamlesi sadece bir enerji yatırımı değil, transatlantik risklere karşı bir "jeopolitik hedge" girişimidir. İndirgenmiş nakit akımları (İNA) modellemeleri, açık deniz rüzgar projelerinin yüksek başlangıç sermayesi (CAPEX) gerektirmesine rağmen, fosil yakıtların değişken marjinal maliyetlerine karşı uzun vadeli bir koruma kalkanı oluşturduğunu kanıtlamaktadır. Trump yönetiminin rüzgar karşıtı politikaları nedeniyle ABD’deki büyük projelerin askıya alınması, global tedarik zincirinde rüzgar bileşenleri için Avrupa lehine bir maliyet avantajı yaratma potansiyeli taşımaktadır. 10 farklı ülkenin sübvansiyon rejimlerini uyumlu hale getirme sürecindeki olası bürokratik gecikmeler ise operasyonel verimlilik önündeki en büyük risk unsuru olarak not edilmiştir.

Ölçek ekonomisi ve maliyet verimliliği

Anlaşmanın temel motivasyonlarından birini de "ölçek ekonomisi" oluşturuyor. 2025 ile 2040 yılları arasında maliyetlerin %30 oranında azaltılması hedeflenirken, bu devasa şebekenin 1 trilyon euro tutarında ekonomik faaliyet yaratması öngörülüyor. Proje kapsamında ülkeler arası çift yönlü kablo ağları kurularak, rüzgarın gücüne göre ülkeler arası enerji arbitrajı yapılması planlanıyor. Bu sayede, örneğin Almanya'da rüzgarın fazla olduğu bir günde üretilen fazla enerji, ihtiyacı olan İngiltere'ye kolayca aktarılabilecek.

Yeşil dönüşümde direnç ve fırsat

Sektör grubu WindEurope verilerine göre, 2025'te AB elektriğinin %19'u rüzgar enerjisinden sağlandı. Ancak mevcut 37 GW'lık kapasitenin 100 GW'a çıkarılması, sadece teknik değil siyasi bir meydan okumayı da beraberinde getiriyor. ABD'de Trump yönetiminin rüzgar enerjisine karşı mesafeli tutumu ve projeleri iptal etmesi, küresel mühendislik ve gemi talebinde bir boşluk yaratsa da, bu durum Avrupalı operatörler için ekipman fiyatlarında bir düşüş fırsatı sunabilir.

ANALİZ:

Endeks24 analistlerinin çarpan analizi ve sektör projeksiyonlarına göre, Avrupa'nın bu hamlesi sadece bir enerji yatırımı değil, bir "jeopolitik hedge" girişimidir. İndirgenmiş nakit akımları (İNA) üzerinden yapılan modellemeler, açık deniz rüzgar projelerinin yüksek başlangıç sermayesi (CAPEX) gerektirmesine rağmen, fosil yakıtların değişken marjinal maliyetlerine karşı uzun vadeli bir koruma kalkanı oluşturduğunu gösteriyor.

Şirketin geçmiş operasyonel performansı ve enerji piyasası regülasyonları üzerinden yapılan rasyo analizleri sonucunda; 10 farklı ülkenin sübvansiyon rejimlerini uyumlu hale getirme sürecindeki olası bürokratik gecikmeler en büyük risk unsuru olarak izleniyor. Bununla birlikte, 2027 projeksiyonlarında offshore rüzgar bileşenleri üreten sanayi devlerinin sipariş defterlerinde hacimsel bir patlama yaşanacağı değerlendiriliyor. Trump'ın rüzgar karşıtı politikaları, global tedarik zincirini Avrupa lehine ucuzlatma potansiyeli taşıması bakımından stratejik bir fırsat olarak not edilmiştir.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Kuzey Denizi rüzgar koridoru ve transatlantik enerji dengesi analizi

Trump yönetimi Venezuela petrolü için yatırım çağrısı yaptı
Trump yönetimi Venezuela petrolü için yatırım çağrısı yaptı
İçeriği Görüntüle

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararlarınızı kendi risk profilinize göre vermeniz önerilir.