Bankacılık sektöründe 1-3 ay vadeli ortalama TL mevduat faizi 25 Eylül haftasında yüzde 36,9'a gerileyerek 2023'ten bu yana ilk kez yüzde 37'nin altına indi. Merkez Bankası verilerine göre aynı haftada tüketici kredilerindeki yıllıklandırılmış büyüme yüzde 14,3'e düştü; oran ocak ayında yüzde 62,5 seviyesindeydi.
Mevduat faizi fonlama maliyetiyle eşitlendi
TCMB verilerine göre 1-3 ay vadeli ortalama TL mevduat faizi, 2025 başında yüzde 50 dolayında bulunuyordu. Oran yaklaşık iki yılda 13 puandan fazla gerileyerek eylül sonunda yüzde 36,9'a indi. Aynı haftada Merkez Bankası'nın ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti de yüzde 36,9 olarak gerçekleşti. Kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartları hariç ticari kredi faizleri ise yüzde 39,9'daki seyrini korudu.
Mevduat faizinin politika faizinin altına inmesi dikkat çekiyor. Merkez Bankası politika faizini yüzde 37'de tutuyor. Fon krizinin ardından tasarrufların bir bölümünün bankalara yöneldiği bir dönemde mevduat getirisinin gerilemesi, sistemdeki likidite fazlasıyla uyumlu bir tablo. Goldman Sachs'ın bugünkü değerlendirmesine göre eylülde para piyasası fonlarından çıkan paranın yaklaşık yarısı döviz ve altın mevduatına aktarılırken TL mevduatlar da artışını sürdürdü.
Tüketici kredisinde 48 puanlık yavaşlama
Kredi tarafında yavaşlama belirginleşti. 13 haftalık yıllıklandırılmış ve kur etkisinden arındırılmış verilere göre tüketici kredilerindeki büyüme ocakta yüzde 62,5 ile yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı. Oran temmuzda yüzde 40,9'a, 25 Eylül itibarıyla yüzde 14,3'e geriledi. Böylece büyüme hızı yıl başına göre 48,2 puan azaldı.
Ticari kredilerde tablo farklı. Büyüme martta yüzde 32,1 ile zirve yaptıktan sonra temmuzda yüzde 16,1'e inmiş, 25 Eylül itibarıyla yüzde 21,4'e yükselmişti. Yılın başında tüketici kredileri lehine olan fark üçüncü çeyrek sonunda tersine döndü; ticari krediler artık tüketici kredilerinden daha hızlı büyüyor. Bankalar son çeyrekte işletme kredilerinde standartların gevşemesini bekliyor.
Büyüme ve enflasyon açısından anlamı
Tüketici kredilerindeki sert yavaşlama iç talebin zayıfladığına işaret ediyor; bu, dezenflasyon sürecini destekleyebilecek bir unsur. Aynı tablo büyüme tarafında risk oluşturuyor: JPMorgan fon krizinin son çeyrekte ekonomik faaliyeti baskılamasını bekliyor ve yüzde 3'lük büyüme tahmininde aşağı yönlü risk görüyor. TÜİK'in 5 Ekim'de açıklayacağı eylül enflasyonu, talepteki yavaşlamanın fiyatlara ne ölçüde yansıdığını gösterecek.





