TÜİK ve Sosyal Güvenlik Kurumu verilerinden derlenen Şubat 2026 ücretli çalışan istatistikleri, sanayi sektöründeki derin ayrışmayı gözler önüne serdi. İmalat sanayinde ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre sadece yüzde 0,1 oranında artarken, emek yoğun sektörlerden gelen veriler yapısal bir kırılmaya işaret ediyor.
Tekstil sektöründe çalışan sayısı Şubat ayında yüzde 0,1 oranında azaldı. Ocak ayındaki yüzde 1,1'lik sert düşüşle kıyaslandığında, bu veri sektördeki daralmanın sona yaklaştığına dair ilk ciddi sinyal olarak kabul ediliyor. Son 13 ayda toplam ücretli çalışan sayısının 458 binden 410 bine gerilediği tekstilde, Mart ve Nisan verileri toparlanmanın kalıcılığını test edecek.
Hazır giyimde kronik küçülme
Hazır giyim tarafında ise tablo çok daha karamsar bir seyir izliyor. Ücretli çalışan sayısı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0,8 azalarak düşüş serisini bozmadı. Bu oran, sektörün her ay sistematik olarak kan kaybettiğini ve yıllık bazda yüzde 10’u aşan bir erime potansiyeli taşıdığını gösteriyor.
Aralık 2022'de 733 bin olan hazır giyim çalışanı sayısı, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 512 bine kadar geriledi. Bu süreçte sektör, toplam işgücünün yüzde 30,2'sini kaybederken, hazır giyimin toplam sanayi istihdamı içindeki payı da yüzde 14,4'ten yüzde 10,7'ye düştü.
Maliyet baskısı ve üretim göçü
Sektör temsilcileri, fason siparişlerdeki rekabet gücü kaybını Türk Lirası'nın reel değerlenmesine ve Bangladeş gibi düşük ücretli ülkelerin artan baskısına bağlıyor. Vasıflı eleman bulma güçlüğü ve yükselen işçilik maliyetleri, yerli firmaların üretim rotasını Mısır gibi birim maliyet avantajı sunan ülkelere kırmasına neden oluyor.
Ekonomik projeksiyonlar, enflasyonun tek haneli seviyelere inene kadar değerli TL politikasının devam edeceğini, bu durumun hazır giyimde "hızlı moda" ve "kaliteli butik üretim" dışında kalan alanlarda daralmayı sürdüreceğini gösteriyor.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




