TCMB, yarın yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu yayımlayacak. Piyasaların odağında ise politika faizinden çok, Banka’nın yıl sonu enflasyon tahmininde yapacağı revizyon bulunuyor. Şubat ayında yayımlanan son raporda 2026 yıl sonu tahmini %18’e, üst bant ise %21’e çıkarılmıştı. Ancak yılın ilk dört ayında tüketici enflasyonunun kümülatif olarak %14,6’ya ulaşması, mevcut tahmin setinin piyasa tarafından gerçekçi bulunmamasına yol açtı.
Yeni raporda TCMB’nin en büyük sınavı, enflasyonla mücadele konusunda güven kaybı yaratmayacak ancak piyasa gerçeklerinden de kopmayacak bir revizyon dengesi kurmak olacak. Özellikle petrol fiyatları ve gıda enflasyonundaki yukarı yönlü seyir, tahmin patikasında belirgin bir güncellemeyi zorunlu hale getiriyor.
Şubat raporunda TCMB, yılın tamamı için ortalama petrol fiyatını 60,9 dolar varsaymıştı. Ancak Brent petrol fiyatı yıl başından bu yana ortalama 86 dolar civarında gerçekleşirken, vadeli işlemler yılın geri kalanında fiyatların uzun süre 100 doların üzerinde kalabileceğine işaret ediyor. Mevcut fiyatlamalar baz alındığında yıllık ortalama petrol fiyatının yaklaşık 92 dolara ulaşması bekleniyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek daha önce yaptığı değerlendirmelerde, petrol fiyatlarında %10’luk artışın enflasyona yaklaşık 1,1 puan etkide bulunduğunu belirtmişti. Bu hesaplama baz alındığında yalnızca enerji tarafındaki güncellemenin TCMB tahminlerine yaklaşık 5,5 puan yukarı yönlü baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Gıda fiyatlarında da benzer bir tablo öne çıkıyor. TÜİK verilerine göre yıllık gıda enflasyonu Nisan itibarıyla %34,5’e ulaştı. Son raporda yıl sonu için %19’luk gıda enflasyonu varsayan TCMB’nin, olumlu yağış koşullarına rağmen bu tahmini yukarı çekmesi bekleniyor. Piyasa hesaplamaları, gıda varsayımındaki güncellemenin toplam enflasyon tahminine yaklaşık 1,5 puan ek etki yaratabileceğine işaret ediyor.
Kur ve büyüme dengesi öne çıkıyor
TCMB’nin son dönemde döviz kurunda daha kontrollü ancak önceki döneme göre daha yüksek bir artış hızına izin verdiği görülüyor. Piyasalarda yıl sonu USD/TRY beklentisi 51–51,5 bandına yaklaşırken, bu hareketin enflasyona 1–1,5 puan arasında ek baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Buna karşın ekonomik aktivitede yavaşlama sinyalleri güçleniyor. Hem küresel talepteki zayıflama hem de yurtiçinde yüksek faiz ortamının daha uzun süre korunacak olması nedeniyle iç talepte ivme kaybı bekleniyor. Bu durumun çıktı açığı kanalından enflasyon üzerinde aşağı yönlü sınırlı bir dengeleme etkisi yaratabileceği belirtiliyor.
Piyasa fiyatlamalarında ise dikkat çeken unsur, yatırımcıların artık sınırlı revizyon senaryosunu düşük olasılık olarak görmeye başlaması oldu. Özellikle mevcut gerçekleşmeler dikkate alındığında, %21 seviyesinde kalacak bir üst bandın piyasa tarafından yeterince gerçekçi bulunmayabileceği değerlendiriliyor.
Projeksiyon setleri %25 seviyesinin yeni referans patika olduğunu gösteriyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.




