ENDEKS24/ÖZEL HABER- Suudi Arabistan’ın Suriye’de havalimanı, telekomünikasyon ve su altyapısı için açıkladığı devasa yatırım paketi, Ankara-Şam normalleşme sürecinin ekonomik meyvelerini toplama potansiyeli taşıyan Türkiye için stratejik bir önem arz ediyor. Riyad’ın 2 milyar dolarlık "Elaf Fonu" ve STC’nin fiber optik altyapı hamlesi, Suriye pazarına coğrafi olarak en yakın ve teknik birikimi en yüksek oyuncu olan Türk şirketleri için "alt yüklenicilik" ve "malzeme tedariği" kapılarını aralıyor.

Şubat 2026 itibarıyla Türkiye-Suriye sınır kapılarında modernizasyon çalışmaları tamamlanma aşamasına gelirken, Suudi sermayesinin finanse edeceği projelerde Türk çimento, demir-çelik ve mobilya sektörlerinin birincil tedarikçi olması bekleniyor. Özellikle Halep Havalimanı’nın geliştirilmesi projesinde, bölgede daha önce binlerce konut inşa eden Türk müteahhitlik devlerinin operasyonel güç birliği yapabileceği öngörülüyor.

Havacılıkta flynas Syria hamlesi ve Pegasus iş birliği

Havacılık sektöründe kurulan "flynas Syria", bölgede pazar payını artırmak isteyen Türk Hava Yolları ve Pegasus için yeni bir rekabet alanı oluştururken, flynas ile Pegasus arasındaki mevcut "codeshare" (kod paylaşımı) anlaşmalarının Suriye hattını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gündemde. Bu durum, İstanbul Sabiha Gökçen’in Suriye’nin dünyaya açılan ana aktarma merkezi olma konumunu pekiştirebilir.

Kritik altyapı projelerinde Türk mühendislik imzası

Borsa İstanbul'da Muscat zirvesi öncesi jeopolitik baskı
Borsa İstanbul'da Muscat zirvesi öncesi jeopolitik baskı
İçeriği Görüntüle

ACWA Power’ın Suriye kıyılarında kuracağı deniz suyu arıtma tesislerinde, Türkiye’nin enerji ve su teknolojileri alanındaki tecrübesinin "mühendislik hizmeti" ihracatı olarak pakete dahil olması bekleniyor. ABD yaptırımlarının kalkmasıyla birlikte azalan hukuki riskler, Borsa İstanbul'da işlem gören ve bölgeye iş yapma iştahı yüksek olan sanayi şirketleri için orta vadeli bilanço desteği sağlayabilir.


ANALİZ:

Suudi sermayesi ile Suriye’nin yeniden inşası arasındaki bağı Türk piyasaları üzerinden rasyonalize eden modellerimiz, şu stratejik fırsatları öne çıkarıyor:

Riyad’ın Suriye ajandası, Türk ekonomisi için bir "müteahhitlik windfall" (beklenmedik kazanç) potansiyeli taşımaktadır. ENDEKS24 Analiz Masası’nın verilerine göre, 5 milyar dolarlık ilk faz yatırım paketinin en az %30’unun lojistik ve hammadde avantajı nedeniyle Türkiye üzerinden realize olması beklenmektedir. Bu durum, özellikle ENKAI, OYAKC ve TKFEN gibi bölge tecrübesi yüksek şirketlerin rasyolarında "jeopolitik pozitif ayrışma" yaratabilir.

Suriye’nin yeniden inşası, Türkiye’nin cari dengesine "hizmet ihracatı" kalemi üzerinden yıllık bazda milyar dolarlık ek katkı sağlama kapasitesine sahiptir. 220.27 seviyesinde dengelenen Türkiye CDS primleri, bölgedeki bu ekonomik entegrasyonun başarısına bağlı olarak aşağı yönlü kırılım gerçekleştirebilir. 2026 yılı genelinde, Suudi-Suriye-Türkiye üçgenindeki sermaye akış hızı, BİST 100 sanayi endeksinin lokomotif gücü olacaktır.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI

Suriye'nin yeniden inşasında türk sermayesi ve lojistik çarpan etkisi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.