Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkları aşmak için kullandığı Doğu-Batı petrol hattı, 10 Eylül’de Riyad ve Medine bölgelerinde birden fazla saldırıya uğradıktan sonra ihtiyaten durduruldu. Aynı dönemde Husilerin Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişi, krallığın Yanbu üzerinden kurduğu alternatif ihracat güzergâhının deniz ayağındaki riski de artırdı.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Doğu-Batı hattının saldırıların ardından durdurulduğunu ve saldırılarda yaralananlar bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, acil ve teknik ekiplerin hattı güvenceye almak ve bütünlüğünü kontrol etmek için çalışma başlattığını bildirdi; yeniden işletmeye alma takvimi açıklanmadı.

SUUDİ PETROL İHRACATI / ALTERNATİF HAT
Doğu-Batı hattının rolü üç adımda değişti
2026 ilk çeyrek - 12 Eylül 2026
31.03.2026
Hat azami kapasitede işletildi
Aramco, 2026 ilk çeyreğinde Doğu-Batı hattındaki akışın günlük 7 milyon varillik azami kapasiteye çıktığını açıkladı.
10.09.2026
Birden fazla saldırı sonrası hat durduruldu
Enerji Bakanlığı, Riyad ve Medine bölgelerindeki saldırıların ardından hattın ihtiyaten kapatıldığını bildirdi.
12.09.2026
Riyad saldırıların Irak’tan geldiğini açıkladı
Suudi Dışişleri Bakanlığı, hattı hedef alan insansız hava araçlarının Irak’tan fırlatıldığını bildirdi.
Hürmüz’e alternatif olarak öne çıkan kara hattında işletme sürekliliği artık doğrudan güvenlik riskine bağlı.
Kaynak: Saudi Aramco · Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı · Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı

Suudi Dışişleri Bakanlığı ise hattın Riyad ve Medine kesimlerini hedef alan insansız hava araçlarının Irak’tan geldiğini 12 Eylül’de duyurdu. Riyad yönetimi, Bağdat’ın saldırıları durdurmak için önlem alma talebi üzerine bu aşamada karşılık vermemeyi tercih ettiğini, ancak egemenliğini ve kritik tesislerini koruma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.

Hattın önemi Hürmüz baskısıyla arttı

Doğu-Batı hattı, Basra Körfezi kıyısındaki petrol akışını Kızıldeniz’deki Yanbu’ya taşıyarak Hürmüz Boğazı’na alternatif oluşturuyor. Aramco, 2026’nın ilk çeyreğinde hattaki akışın günlük 7 milyon varillik azami kapasiteye çıkarıldığını ve bunun Hürmüz’deki nakliye kısıtlarının etkisini azaltmaya yardımcı olduğunu açıklamıştı.

Alternatif güzergâhın deniz çıkışı da aynı hafta baskı altına girdi. Husiler Moha’yı ve Babülmendep’in ortasındaki Perim Adası’nı ele geçirirken, Kpler’ın ön verilerine göre boğazdaki gemi geçişleri cuma günü 30’dan 15’e geriledi. Altı gemi Kızıldeniz’den çıktı, dokuz gemi ise bölgeye girdi.

Endeks24’ün ağustos ayında yayımladığı Moha Limanı’ndaki Husi saldırıları haberi, aynı kıyı hattında ticari ve deniz operasyonlarının daha önce de kesintiye uğradığını göstermişti. Son ilerleyiş, bu baskıyı liman saldırılarından Babülmendep’in coğrafi kontrolüne taşıdı.

Suudi sınırında yeni saldırı iddiası

Husi askeri sözcüsü Yahya Seri, 13 Eylül’de Şarura yakınlarındaki bir Suudi askeri üssünde silah depoları ile komuta-kontrol merkezlerinin füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığını açıkladı. Suudi makamları bu üs saldırısı iddiasına ilişkin hemen bir doğrulama yayımlamadı.

Suudi Sivil Savunması ise ayrı bir olayda Cizan bölgesindeki Et-Tuval’da Husi kaynaklı bir merminin iki kişiyi yaraladığını ve bir cami ile bazı binalar ve araçlarda hasara yol açtığını bildirdi. Böylece krallık, petrol altyapısındaki saldırı ile güney sınırındaki güvenlik baskısını aynı hafta içinde karşı karşıya yaşadı.

Enerji güvenliği açısından kritik soru, Doğu-Batı hattının ne zaman yeniden devreye alınacağı ve Yanbu çıkışlı sevkiyatın Babülmendep’teki güvenlik riskine rağmen hangi ölçekte sürdürülebileceği. Hattın 2026 başında azami kapasitede işletilmiş olması, geçici duruşun Hürmüz’e alternatif yaratma kapasitesini doğrudan etkileyebilecek operasyonel bir kesinti olduğunu gösteriyor.