Para piyasası fonlarında kurumlar için yüzde 0 olan stopaj oranı, 5 Eylül 2026’da yürürlüğe giren kararla yüzde 10’a çıkarıldı. Düzenleme, şirketlerde ilave nihai vergi etkisinden çok fon bozumunda peşin kesinti, dönem sonu mahsup ve bazı durumlarda iade süreci üzerinden nakit akışı hesabını değiştirebilir.

5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamındaki mükellefler ile kararda belirtilen kurumsal yatırımcıların para piyasası fonu katılma paylarından elde ettiği kazançlarda tevkifat oranını yüzde 10 olarak belirledi.

PPF STOPAJI
Kurumlar için stopaj sıfırdan yüzde 10’a çıktı
Karar, para piyasası fonu kazançlarında kurumlara uygulanan tevkifatı fon bozumunda peşin kesinti haline getiriyor.
Yeni oran
10
Yüzde
5 Eylül 2026
10 Yüzde
5 Eylül 2026
0 Yüzde
Karar öncesi
Sıfır tabanlı karşılaştırma · Referans: Önceki oran
Oran farkı
+10
Yüzde
Nakit etkisi
Kesinti bozum anında hesaba yansıyor
Kaynak: Resmî Gazete

Aynı kapsamda unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan serbest fonların katılma payları da yer aldı. Para piyasası fonları ve ilgili serbest fonlar dışındaki diğer kazançlar için söz konusu mükellef grubunda yüzde 0 oranı korunuyor.

Kesinti fon bozumunda nakde yansıyacak

Karar, yayım tarihinden itibaren alınan fon paylarından elde edilen kazançlara uygulanacak. Daha önce alınmış fonlarda ise yalnız 5 Eylül 2026’dan elden çıkarma tarihine kadar geçen döneme isabet eden kazanç kısmı yüzde 10 stopaja tabi olacak.

Endeks24’ün karar metnindeki oranlar üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, para piyasası fonu kazançlarında kurumlar için tevkifat oranı 10 yüzde puan yükseldi. Bu değişim, fon bozumunda şirket hesabına aktarılacak tutarın kazanç üzerinden yapılan kesinti kadar azalması anlamına geliyor.

Mahsup yapılamazsa iade süreci devreye giriyor

Tam mükellef kurumlar açısından kesinti, fon kazancının kurum kazancına dahil edilmesini ortadan kaldırmıyor. Kaynak değerlendirmede, bu stopajın dönem sonunda hesaplanan kurumlar vergisinden indirilebilecek peşin vergi niteliği taşıdığı; ancak ödenecek vergi çıkmayan veya kesinti tutarı vergiyi aşan şirketlerde iade başlığının öne çıkabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle nakit etkisi, yalnız yüzde 10 oranıyla sınırlı değil. Zarar yazan, yatırım döneminde nakde ihtiyaç duyan veya fonlarını yıl sonu ile sonraki dönem başı arasında bozan şirketlerde stopajın mahsup edileceği vergi oluşmayabilir; bu durumda tahsil edilmiş tutarın iade süreci şirketin likidite planına ek süre ve işlem yükü getirebilir.